Yükleniyor...
Çarlık döneminde dünyanın en büyük hububat üreticisi ve ihracatçısı olan Rusya, 1917 Bolşevik İhtilali’nden sonra, tarım sektöründe uygulanan kollektifleştirme sonucu “Kolhoz” adlı kooperatif mülkiyete dayanan işletmeler ile “Sovhoz” adı verilen devletin mülkiyetindeki tarım işletmelerine dayanıyordu. Sovyetler Birliği’nde özel mülkiyet kaldırılmış, varlıklı köylüler “Gulag” operasyonu ile sürgün edilmiş ve büyük bir kısmı yok edilmişti. Bu ideolojik yaklaşımla Sovyet tarım sektöründe tam bir yıkım yaşandı.
On dokuzuncu yüzyıl başlarında sınırlı miktarda hububat ihracatı yapan Rusya, 1850’li yıllara gelince hem üretim hem de ihracatını büyük ölçüde geliştirmişti. Ruslar geleneksel olarak ekmek ve unlu ürünler üretiminde söz sahibiydi. Karadeniz bölgesinden yüz binlerce insan, fırıncılık ve pastacılık sektöründe çalışmak için Rusya’ya gidiyordu. 1851-1855 döneminde Rusya, 27 milyon kile (9,5 milyon ton) buğday ihraç etti. 1861’de Esirliğin (serfliğin) Kaldırılması Kanununun yürürlüğe girmesi ile 1865’ten 1905 yılına kadar hububat ve un üretimi ve ihracatı olağanüstü bir şekilde artarak, 1901-1905 yılları arasında 367 milyon 876 bin kileye (12.963.582 ton) yükseldi. (1)
1971/83 döneminde Sovyetler Birliği’nin hububat üretimi CIA’nin raporlarına göre, 1975/76 yıllarında en düşük 140,1 milyon ton, 1978/79 sezonunda en yüksek 237,4 milyon ton olarak gerçekleşti. 165 milyon tonluk ortalama hububat üretiminde en az 42 milyon ton hububat ithalatı gerekiyordu. Sovyet lideri Leonid Brejnev, bu durumu sürdürülemez ve merkezî bir sorun olarak niteledi. Sovyetler’in tarihinde azami buğday ithalatı 1984/85 sezonunda 55 milyon ton olarak gerçekleşti. (2) Sovyet Hükümeti hububat ithalatını ABD, Kanada, Arjantin, Avustralya gibi ülkelerden yapıyordu.
1991’de Sovyetler Birliği on beş bağımsız cumhuriyete bölündü. 2000 yılına gelindiğinde, Rusya Federasyonu gıda ürünleri ihtiyacının % 50’sinden fazlasını ithal ediyordu. 2000 yılında yapılan bir toplantıda, Putin bu gerçeği öğrenince yüzü sarardı. Rusya Federasyonu Cumhurbaşkanı Putin, ülkenin dışa bağımlılığının süratle azaltılmasını istedi. Tarımda iddialı bir teşvik politikası yürürlüğe konuldu. Bu politikanın sonucu ülkenin gıda ürünleri talebi, % 80-85 oranında yeterliliğe kavuştu. Rusya, 2017 yılında ABD ve Kanada’yı geçerek dünyanın bir numaralı buğday ihracatçılığına yükseldi. Üstelik Putin liderliğindeki Rusya, bu olağanüstü başarıyı 2014 yılında ilhak ettiği Kırım ve Ukrayna krizinden dolayı uygulanan ambargo tedbirlerine rağmen gerçekleştirdi. (3)

Rusya, hububat tarımına uygun topraklarıyla, özellikle on dokuzuncu yüzyıl başlarından beri önemli bir hububat, un ve unlu ürünler üreticisi ve ihracatçısı konumundadır. Un ve unlu ürünler gıda maddeleri üretiminde en yüksek paya sahiptir. Yirminci yüzyıl başlarında Rusya ve ABD, dünya buğday üretiminin her biri beşte birini üretir hâle gelmişlerdi. Böylece, Rusya ve ABD dünya pazarında buğday arzında söz sahibi oldular. Yine, 1802-1914 yıllarını kapsayan Çarlık dönemi ihracatında, hayati gıda maddeleri ihracat yapısı incelendiğinde un ve unlu ürünlerin en büyük paya sahip olduğunu görüyoruz. (4)
1886-1905 yılları arasında Rusya’nın hububat ve hububat ürünleri ihracatının toplam ihracatında yüzde 35-56 arasında değişen bir paya sahip olduğu ve yalnız buğday ihracatının toplam ihracatına oranının yüzde 16-28 arasında değiştiği görülmektedir. (5)
Rusya’nın yine 1802’den itibaren önemli bir un ihracatçısı olduğu ve başlıca pazarları olan Avrupa ülkeleri, Türkiye, Mısır ve İran’a yaptığı ihracatta, St. Petersburg, Odesa ve Bakü limanlarını kullandığı bilinmekte idi. Un ihracatında Çarlığın en önemli iki pazarı, komşu ülkeler Finlandiya ve Türkiye idi. Her iki ülke de Rusya’nın un ihracatında yaklaşık aynı paya sahiptiler. Türkiye (Osmanlı İmparatorluğu), 1903 yılında Rusya’dan 505.899 varil un ithal ederek Rusya’nın toplam un ihracatında % 49,3, 1904 yılında ise, 529.877 varil un ithal ederek Rusya’nın toplam un ihracatında % 45,2’lik bir paya ulaştı. (6)
1917 Bolşevik İhtilali’nden sonra tarımda kollektifleştirmeye geçen ve böylece özel mülkiyeti kaldıran Sovyet yönetimi, 1932 yılına kadar ülkeye yayılan iç savaşla uğraşırken, diğer taraftan 1937-1938 yılları arasında muhalif gördüğü politikacı, zengin, aristokrat, sanatçı ve akademisyenler başta olmak üzere büyük bir kitleyi devlet terörü uygulayarak ortadan kaldırdı veya Sibirya’ya sürerek bu kitlenin yok olmasına yol açtı. (7) Ancak bu uygulamanın Sovyet tarım ve sanayisini olumsuz etkilemesi kaçınılmazdı. İkinci Dünya Savaşı sonunda önemli bir insan gücünü de kaybeden Sovyetler, özellikle 1960’lı yıllardan sonra net hububat ürünleri ithalatçısı oldu.
ABD’nin Küba’ya uyguladığı 1960 tarihli ambargo ile yine Sovyetler Birliği’nin 1978 tarihli Sovyet-Afgan Dostluk Antlaşmasına dayanarak 24 Aralık 1979’da Afganistan’a girmesi ve sürgündeki Marksist lider Babrak Kamal’ı iktidara getirmesinden sonra, ABD ve Batı ülkelerinin Sovyetler Birliği’ne uyguladığı ekonomik ambargo daha büyük boyuta ulaştı. Sovyet yönetimi 1988 yılında Afganistan’dan çekilmek zorunda kaldı.
Sovyetler Birliği’nin, 1982/83 sezonu hububat ithalatı ve 1982/83 sezonunda 31 Aralık 1982 tarihine kadar ülkelere göre yaptığı satın alımlar aşağıdaki tabloda verilmektedir.
Tablo. Rusya’nın Hububat İthalatı (milyon ton)
| 1982/1983 ithalatıa | 1982/83 tarihine kadar satın alımlarb | |
| Toplam | 45,0 | 30-32 |
| ABD | 15,4 | 5,9 |
| Arjantin | 13,2 | 7,0-9,0 |
| Avustralya | 2,5 | 1,0 |
| Kanada | 9,2 | 10,7 |
| Doğu Avrupa | 1,5 | 1,5 |
| Fransa | 2,7 | 3,3 |
| Diğerleri | 0,5 | 0,7 |
a 1 Temmuz 1981’den 30 Haziran 1982’ye kadar.
b 1 Temmuz 1982’den 31 Aralık 1982’ye kadar.
Kaynak: Soviet Grain İmports: Assessing the Factors at Play, CIA Intelligence Report, SOV 83-1002,1983.
Sovyetler Birliği’nde hububat tedariki, Komünist Partisi’nin gündeminde merkezî konuma yerleşti. 1984/85 sezonunda Sovyetler’in 55 milyon ton buğday ithal eder duruma gelmesi artık sürdürülemezdi. (8) Bir tarım uzmanı olan M. Gorbaçov, Politbüro üyeliğine getirildi. Daha 27. Parti Kongresinde, 11 Mart 1985’te, sonradan Komünist Partisi Genel Sekreteri olan Mihail Gorbaçov’un Yeniden Yapılanma (Perestroyka) ve Açıklık (Glasnost) programını uygulamaya koymasına rağmen, Sovyet Ekonomik Modeli çöküntüden kurtulamadı ve 1991 yılında Sovyetler Birliği dağıldı. (9)
Sovyetler 1991 yılında beklenildiği gibi yıkılınca, Rusya Federasyonu ile birlikte on beş bağımsız cumhuriyet kuruldu. 1991-2000 yılları arasında Rusya’nın temel gıda maddeleri üretiminde dışa bağımlılığı yüzde 50’yi aşmıştı. Rus lider Putin bu gerçeği bir toplantıda öğrenince rengi sarardı. Putin, Rusya’nın tarım üretiminde dışa bağımlılığını asgari seviyelere düşürmek için iddialı bir tarım teşvik politikası uygulamaya koydu. (10) Sovyetler Birliği’nin başlıca buğday üreticisi cumhuriyetleri olan Rusya Federasyonu (RFSSR) dışında önemli bir buğday üreticisi olan Kazakistan, Özbekistan, Ukrayna, Beyaz Rusya, Litvanya ve Letonya gibi ülkeleri kaybetmişti.

Rusya, tarım üretimini teşvik programı sonucu on yıl içinde, Çin (134,3 milyon ton) ve Hindistan’ın (98,5 milyon ton) ardından, 2020/21 sezonunda 85,9 milyon ton ile küresel buğday üretiminde üçüncü oldu. (11) Böylece Rusya, 2017’de buğday ihracatında ABD ve Kanada’yı geçerek birinciliğe yükseldi.
Bugün, Rusya yılda 35/45 milyon ton buğdayı ihraç eder duruma gelmiştir. Rusya’nın en önemli ihracat pazarları arasında Türkiye, Çin, Mısır, Azerbaycan, Suudi Arabistan gelmektedir. Türkiye 2015 yılında Rus jetinin düşürülmesinden sonra Rusya’nın en önemli tedarikçisi oldu.
2050 yılında dünya nüfusu iki milyar daha artacaktır. Rusya Güvenlik Konseyi ülkenin 2024 yılında tarım ihracatını değer olarak % 50 artırmaya ve hububat üretimini mevcut 127 milyon tondan 140 milyon tona çıkarmaya karar verdi. Tarımı bir “Milli Güvenlik Sorunu” olarak kabul etti. Rusya hedef pazarlar olarak başta Türkiye olmak üzere, Orta Doğu, Afrika ve Güneydoğu Asya ülkelerini seçmiş olup sahip olduğu muazzam liman ve depolama kapasitesine, toprak büyüklüğüne, su ve demiryolu ağına güvenmektedir. Putin, doğal gaz ve kalaşnikof dışında yakın bir gelecekte buğdayı da üçüncü bir stratejik silah olarak kullanırsa şaşırmamak gerekir. (12)
Rusya, geleneksel olarak on dokuzuncu ve yirminci yüzyıl başlarında hububat ve un ihracatçısıydı. Rusya’nın en önemli pazarları, Osmanlı İmparatorluğu (Türkiye) ve Finlandiya idi. Türkiye Cumhuriyeti’nin 1923’te kurulmasından sonra tarımda mekanizasyon ve ıslah çalışmalarına büyük önem verilince, 1970’li yıllara gelindiğinde dünyada tarım ürünlerinde kendi kendine yeterli yedi ülkeden biri hâline gelmişti. 1917’de hiç beklenmeyen bir şekilde, Bolşevik İhtilaline sahne olan ve gerçekte bir tarım ülkesi olan Çarlık Rusya, toprak mülkiyetinin kaldırılması, mevcut organizasyonun bozulması, 1937/38 “Büyük Terör” sonucu tarımsal burjuva sınıfının ortadan kaldırılması sonucu tam bir darboğaza girmişti. 1980’li yıllara gelindiğinde Rusya önemli ve hayati tarım ürünlerinde dışa bağımlı ve kendi kendini besleyemez duruma gelmişti. “Sovyet-tipi Ekonomik Model” artık sürdürülemez hâle gelmişti. 1985 yılında, Yeniden Yapılanma (Perestroyka) ve Açıklık (Glasnost) ilkeleri ile yola çıkan Gorbaçov da sistemi modernize edemeyince, komünist sistemin çökmesi kaçınılmaz hale geldi. 1991 yılında dağılan Sovyetler Birliği gıda ürünlerinde ithalata bağımlılığın %50’nin de üzerine çıktığını ancak 2000 yılında fark edebildi. Rus lideri Putin’in yürürlüğe koyduğu çok iddialı tarımı teşvik politikası olumlu sonuçlar vererek çok kısa bir sürede Rusya’nın yeterliliğini yüzde 80-85’e çıkardı ve yılda 40-45 milyon ton buğday ihraç kapasitesine ulaştı. Rusya, buğday ihracatında ABD ve Kanada’yı geçerek birinciliğe yükseldi. Rusya’nın yakın bir gelecekte doğal gaz ve kalaşnikof yanında buğdayı da stratejik bir silah olarak kullanması gündemdedir.
Türkiye’nin hayati tarım ürünlerinde kendi kendisine yeterliliği gitgide azalmaktadır. Bu durum Türkiye için bir güvenlik sorunu olarak kabul edilerek, tarım ve gıda ürünleri üretiminde neden geri kalmakta olduğumuzun sebepleri ciddi şekilde araştırılmalı, Rusya’nın on yıllık bir sürede ulaştığı bu başarı incelenerek gerekli dersler çıkarılmalıdır.
[1] I.M.Rubinov, Russian Wheat and Wheat Flour in European Markets, U.S.Department of Agriculture, Bureau of Statistics-Bulletin No. 66, Government Printing Office, Washington 1908, s.7-8.
[2] Soviet Grain Imports: Assesing the Factors at Play, CIA-Central Intelligence Agency, GI 83-10028,SOV 83-10026, February 1983, Copy 438.
[3] Russia starts to sow seeds of “wheat diplomacy”, Financial Times, 2 Eylül 2021.
[4] Тimur Valetov, Structure of the Russian Empire Ecport in the Official Statistical Yearbook of Foreign Trade 1802-1915 (Структура Экспорта Российскойй империи по Ежегодни кам Внешней Торговпи 1802-1915 гг., http://history.jes.su/s2077987840001954-8-1.
[5] I. M. Rubinov, Russian Wheat and Wheat Flour in European Markets, U.S.Department of Agriculture, Bureau of Statistics-Bulletin No. 66, Government Printing Office, Washington 1908, s.8-10.
[6] A.g.e., s. 83.
[7] Sıtkı Yılmaz Kuşkay, Kafkasya’da Rus Yayılmacılığı ve 1801’den Günümüze Türk-Gürcü İlişkileri, KDY Yayınları, Yayın No. 1854, 2021,s. 185-186.
[8] Kevin Klose, “Brezhnev Hints Food Shortage Grows Serious”, The Washington Post, 22 Ekim 1980; John Borns, “Soviet Food Shortages: Grumbling and Excuses”, The New York Times, 15 Ocak 1982.
[9] Sıtkı Yılmaz Kuşkay, “Sovyet-tipi Ekonomilerin Merkezi Plandan Serbest Piyasaya Geçiş Deneyimi (1989-2000), Türkiye ve diğer Gelişmekte olan Ülkelere Dersler, Doktora Tezi, Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2001, s. 24.
[10] Russia starts to sow seeds of “Wheat Diplomacy”, Financial Times, 2 Eylül 2021.
[11] Wheat Production by Country 2021, World Population Review, http://worldpopulationreview.com.
[12] Russia starts to sow seeds of “Wheat Diplomacy”, Financial Times, 2 Eylül 2021.