12 Temmuz 2026
Ayşe Göktürk Tunceroğlu

Ayşe Göktürk Tunceroğlu

1958 yılında İzmir’in Ödemiş ilçesinde doğdu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türkoloji bölümünden 1979’da mezun oldu. Ârifiye Öğretmen Lisesi’nde ve Adapazarı Ali Dilmen Lisesi’nde edebiyat öğretmenliği yaptı, ardından Sakarya Üniversitesi’nde Türk Dili okutmanı olarak çalıştı. Bu görevde iken eşinin ihtisası sebebiyle 1984’te ABD’ne gitti.

Amerika’da New York’ta bir Türk okulunda beş sene Türkçe ve Türk Kültürü öğretmenliği yaptı.

Türkiye Gazetesinde 21 sene Amerika Mektubu köşesini yazdı. Başta Türk Edebiyatı Dergisi, Kubbealtı Akademi Mecmuası olmak üzere muhtelif edebiyat dergilerinde hikâye, gezi yazıları ve denemeler yazmaktadır.

New York’ta yayımlanmakta olan Forum USA’de köşe yazarlığı yapmaktadır.

Yayımlanmış 13 kitabı var. Üçü tercüme. Amerikalı yazar Michael Moore’un iki kitabını tercüme etti:
1- Aptal Beyaz Adamlar (Bâbıâli Kültür Yayıncılığı, 2002)
2- Ahbap, Memleketim Nerde? (Bâbıâli Kültür Yayıncılığı, 2004)

Türk dostu Ermeni asıllı Amerikalı Edward Taşçı’nın hatıralarını Türkçe’ye çevirdi:
“Ermeni Meselesi, Gerçekler Açıklanmalıdır” (Avcıol Yayınları, 2010)
Kızılderililer üzerine çalışmalarını iki kitapta topladı:
1- Mi Taku Oyasin, Kızılderili Hikmetleri (Alfa Yayınları, 2000)
2- Haliksay- Kızılderili Hikâyeleri (Alfa Yayınları, 2000)

Hikâye kitapları:
1-Bayram Kurabiyesi (Çocuk hikâyeleri-Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları, 2000)
2- Sam Amca İle Samiye Teyze (Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları, 1996)
3- Avucumdaki Dünya (Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları, 2015)

Deneme-araştırma kitapları:
1-Amerika Mektupları (Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları, 1992)
2-Amerika Amerika (Bâbiâli Kültür Yayıncılığı, 2002)
3-Türkiye Amerika Arası Dokuz Saat (Bâbıâli Kültür Yayıncılığı, 2003)
4- Gurbet Dediğin (Ötüken Yayınları, 2008)
5- Öküzün Boynuzundaki Dünya-Gezi (Hülbe Yayınları, 2016)
Toplam Yazı Sayısı: 77 Son Yazı Tarihi: 10 Şubat 2026
Yazar: Ayşe Göktürk Tunceroğlu

Peçuy’da bir mabet

Çelebim! Kuzu şöyle dursun, Balaton Gölü kıyısına oturup paprikalı tavuk yesek, üstüne gölün suyundan içsek, ne olacak bir baksak?… Kırk yedi çeşit armudu bir gecede...

Devamını Oku ➔
Yazar: Ayşe Göktürk Tunceroğlu

PEÇUY-I DİLCUY

Bir başka ülkede ezan duyduğunuzda, ezanın niçin Arapça olması gerektiğini anlıyorsunuz. Ben anadilimin, Türkçenin sevdalısıyım ama bu ezan, zaten zor duyulan bu ezan, Macarca okunsaydı...

Devamını Oku ➔
Yazar: Ayşe Göktürk Tunceroğlu

Zigetvar’da bir gün daha

"Süleyman’ın cenazesi Zigetvar’dan İstanbul’a getirildiği gün, ilk defa olarak Osmanlı Padişahı saraya girdi. Ağır rayihalı, ağır bir rüyayı andıran bir vücut ve ten cennetine daldı....

Devamını Oku ➔
Yazar: Ayşe Göktürk Tunceroğlu

Turbek

Mohaç Savaş Müzesi’ndeki ziyaretimiz bittikten sonra yola düşüp tekrar Mohaç kasabasına girdik. Ağaçların gölgelediği tek katlı evleriyle, dümdüz ve tertemiz caddede, bir yanımızda Tuna akarken...

Devamını Oku ➔
Yazar: Ayşe Göktürk Tunceroğlu

Mohaç Sahrasında

Meydanın çevresi sımsıkı orman örtüsü. Aynı çeşitten, adını bilmediğim ağaçlardan oluşan bu sımsıkı örtü bir noktada ikiye ayrılıyor ve oradan içeri birkaç sıra halinde çam...

Devamını Oku ➔
Yazar: Ayşe Göktürk Tunceroğlu

Estergon Kal’ası subaşı durak

Estergon küçük, tenha, tertemiz, derli toplu, sevimli bir şehir… Aslında Macar tarihinde mühim bir şehir. Onuncu yüzyıldan onüçüncü yüzyılın ortalarına kadar Macaristan’ın başşehri burasıydı. Taht...

Devamını Oku ➔
Yazar: Ayşe Göktürk Tunceroğlu

Bir İmparatorluk Başşehri

Budapeşte bir vakitler imparatorluk başkenti olduğunu hâlâ hissettiren bir şehir. Mimarisiyle… Her iki yakada da şehir merkezinde on dokuzuncu yüzyılın ve yirminci yüzyılın ilk yıllarının...

Devamını Oku ➔
Yazar: Ayşe Göktürk Tunceroğlu

Gül Baba’nın Makamında

Hayatı rivayetlerle, menkıbelerle süslü… Anlatılanların ne kadarı gerçektir bilinmez ama o çiçekli tepede, Orta Avrupa’daki Osmanlı-Türk varlığının hatırası, nişânesi ve Türk-Macar dostluğunun da ortak değeri...

Devamını Oku ➔
Yazar: Ayşe Göktürk Tunceroğlu

Buda Kalesi’nde

Evliya Çelebi’nin o kadar tafsilatlı anlattığı, öve öve bitiremediği, kulelerindeki altın varaklı kubbelerden dolayı “Kızılelma Sarayı” dendiğini naklettiği Budin Kalesi artık yok!

Devamını Oku ➔
Yazar: Ayşe Göktürk Tunceroğlu

Nazlı Budin

Budin neden “nazlı” idi. Aklımda bu soru. Yol boyu düşünüyorum. Fethettiğimiz beldeler üzerine yaktığımız türkülerde “nazlı” sıfatı var mı başka? Üsküp? Şam? Selânik? Belgrad? Bağdat?...

Devamını Oku ➔
Yazar: Ayşe Göktürk Tunceroğlu

Bir mevsim-i baharına geldik ki âlemin

İçimde bir bina yıkıldı. Yıkıntının üzerinde güvensizlik dağı büyüyor. Bu güvensizlikle yüreğim sıkışıyor. Güven denen şey bir kere yıkıldı mı, tekrar ayağa kalkması, tamir olması...

Devamını Oku ➔
Yazar: Ayşe Göktürk Tunceroğlu

Timur ve Şah İsmail

Bu iki Türk hükümdarını “düşmanlarımız” gibi göstermek büyük hatadır. Bütün dünya tarihinde olduğu gibi Türk tarihinde de devletler arası güç savaşları olmuştur. Bugün, bu güç...

Devamını Oku ➔
Yazar: Ayşe Göktürk Tunceroğlu

Kul Hoca Ahmed söylediği Hakk’ın yâdı

Samruk kuşunun kanatlarında kâh ırmakların dibine indik, kâh vadiler boyunca uçtuk, kâh dağların zirvelerine çıktık, kâh bozkırlarda doluduzgin at sürdük, Baykonur uzay üssünden uzaya bile...

Devamını Oku ➔
1 2 6