Hasip Saygılı: Rumeli‘de bizden ne kaldı? – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış
Millî Düşünce Merkezi
MİSAK logo

_______30 Nisan 2019_______

Hasip Saygılı: Rumeli‘de bizden ne kaldı?

Demet Yener
Paylaş:

 

Hasip Saygılı-Rumeli'de Bizden Ne Kaldı?
Hasip Saygılı-Rumeli’de Bizden Ne Kaldı?

Hasip Saygılı’nın İlgi Kültür Sanat Yayınlarından 2019 yılında çıkmış olan “Rumeli’de Bizden Ne Kaldı?” isimli kitabı toplamda “Sunuş” ve “Ekler” bölümü hariç yirmi sekiz bölümden oluşur. Rumeli’deki Türklerin yaşadıklarının anlatıldığı kitap iki yüz kırk sekiz sayfadan oluşur.

Doç. Dr. Hasip Saygılı, yirmi dört ay boyunca Rumeli’de görev yapmış olan emekli bir kurmay subaydır. Bu kitabı yazmadaki amacını Rumeli’deki problem alanlarına dikkat çekmek olarak belirten yazar, Rumeli kahramanları olarak anılan Suzi Çelebi, Müşir Mehmet Ali Paşa, Hafız Arif Efendi, Hacı Adnan Nurko, Yücelciler gibi önemli isimlerin hatıralarına da yer vermiştir. Onlara ve anılarına duyarsız kaldığımız yönündeki serzenişlerini de dile getirmiştir. Rumeli’deki Türk halkın nüfus, eğitim ve kültür alanlarında günden güne nasıl ortadan kaldırılmaya çalışıldığını örneklerle ifade etmiştir.

Boşnakların “Türk”ten daha fazla “Türk” olduğu iddiasıyla başladığı kitabında yazar, Saraybosna NATO Karargâhı’nda Harekât subayı olarak görev yaptığı dönemden yaşadıkları hakkında bilgiler sunuyor.

Kitabını, bir Ramazan bayramında ailece gerçekleştirdikleri Belgrad ziyaretinden ve Sırplar ve Belgrad hakkında tarihsel bilgilerden söz ederek sonlandırıyor.

Rumeli dediğimiz, Balkanlarda Türk ve Müslüman nüfusun yaşadığı her bölgeye işaret etmektedir. Türkiye topraklarının yüzde beşi kadarını oluşturan Doğu Trakya Bölgesi, Balkan coğrafyası içindedir. Coğrafi açıdan bakıldığında Türkiye bir Balkan ülkesidir. Bunun yanında Türkiye Cumhuriyeti, beş buçuk asır boyunca Balkanlarda/Rumeli’de hakimiyet kurmuş olan Osmanlı İmparatorluğu’nun devamı olarak aynı zamanda mirasçısıdır da. Türkiye Cumhuriyeti, kurulduğu tarihten itibaren Balkanlı kimliğine vurgu yapmıştır. Bu açıdan bakılacak olursa Türkiye, coğrafi, siyasi, tarihsel ve kültürel açılardan da bir Balkan ülkesidir. Balkan coğrafyası, tarihsel bağlar, Türkiye’de yaşamakta olan Balkan kökenli nüfus, Balkanlardaki Türk ve Müslüman topluluklar, bölgenin jeopolitik konumu gibi nedenlerle Türkiye için oldukça önemli bir coğrafyadır.

Balkan bölgesi, Osmanlı İmparatorluğu’nun başlıca yayılma alanıydı; çünkü beşerî kaynaklar ve ekonomik gelirler büyük ölçüde Balkanlardan sağlanıyordu. İmparatorluğun iki yüz on beş sadrazamından altmış ikisi Balkan kökenliydi. Osmanlı egemenliği süresinde bölgenin dinsel, etnik, ekonomik ve kültürel yapısı da değişik düzeylerde etkilenip şekillenmiştir.

1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı ile başlayan göç dalgalanması Balkanlardan/Rumeli’den Türkiye’ye yaklaşık bir asır sürecek bir göç hareketliliğinin başlangıcı olmuştur. Bu süreç ve göçler; Müslüman Arnavutları, Boşnakları, Pomakları ve Türkleri Balkan topraklarından Türkiye’ye getirmiş ve Balkan kökenli bir nüfus yaratmıştır. Halen Balkan ülkelerinde yaşamakta olan Müslüman ve Türk toplulukların yaşadıkları baskılar, sürmekte olan akrabalık bağları nedeniyle Türkiye’ye yansımaktadır. Balkanlardaki Türk ve diğer Müslüman azınlıklara yönelik baskıların yaşandığı bunalım ve çatışma dönemlerinde Türkiye de topraklarında yaşayan Balkan kökenli nüfusu dikkate alarak strateji belirlemek durumundadır.

Balkan coğrafyası ya da Rumeli denildiğinde, Bulgaristan’da, Yunanistan’da, Makedonya’da, Kosova’da, Romanya’da yaşayan Türk nüfusun yanında diğer Müslüman topluluklar olan Arnavutlar, Boşnaklar ve Pomaklar da kastedilmektedir.

Balkan coğrafyası jeopolitik açıdan da Türkiye için önemlidir. Öncelikle Türkiye’nin Balkanlardaki tek toprak parçası olan Doğu Trakya Bölgesi, İstanbul ve Boğazların savunması açısından Balkanlar üzerinden gelebilecek bir saldırı söz konusu olduğunda stratejik bir konumdadır. Ayrıca Türkiye’nin Avrupa’ya açılan kapısı konumundaki Balkan topraklarında istikrarın ve barışın devamlılık arz etmesi hem Türkiye’nin güvenliği hem de bu bağlantı yollarının kesilmemesi için önemdir.

Hasip Saygılı da kitabında bu kadar önemli olan bir coğrafyaya ve oradaki soydaşlarımızın çektikleri acılara, uğradıkları asimilasyona ve maruz bırakıldıkları acılara parmak basarak bu bölgenin önemini bizlere yeniden hatırlatmak istemiştir.

Rumeli için önemli konularda dikkat çekme çabasındaki Hasip Saygılı, okuyucuya, kitabında hem birçok önemli konuyu gündeme taşıdığı hem anlatılarını sağlam temellere dayandırdığı hem de okuyucuda güven oluşturacak bir gerçeklik sunduğu için okunması önem arz eden bir kitap sunmuştur. Bu bağlamda okuyucu nezdinde okunulur kitap sıfatını da kazanmıştır.

Hasip Saygılı-Rumeli'de Bizden Ne Kaldı?
Hasip Saygılı-Rumeli’de Bizden Ne Kaldı?
Paylaş:
Peki ben ne yapabilirim?
Bizi okuyor, beğeniyor ve “Peki ben ne yapabilirim?” diye soruyor musunuz? Bağış yaparak bizi destekleyebilirsiniz. Bağışlarınızla faaliyetlerimiz daha sık, daha geniş ve daha etkili olacaktır. TIKLAYINIZ!

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları