26.11.2022

Nevruz

Türklerin Ergenekon 'dan çıkış günü 21 Mart gününe rastlamakta olup, Türk boyları bu günü "kurtuluş bayramı" olarak kutlamaktadır. On iki hayvanlı eski Türk takviminde ise, gece ile gündüzün eşit olduğu 21 Mart günü "yılbaşı" olarak kabul edilmekte, bu günde yeni yıl kutlamaları yapılmaktaydı.


“İslâm’da ve Türklerde Zaman ve Takvim”

makalesinin bir bölümüdür.

Nevruz, Eski Orta Asya ve Ön Asya kavimlerinin yılın başı saydıkları, Güneş’in Koç Burcu’na girdiği 21 Mart günü yani Yeni Gün’dür. Nevruz sözcüğünün İran kaynaklı olduğu ve tarihte ilk kez İran’da Ahamenidler zamanında (M.Ö. 558-331) kutlandığı söylense de Eski Türkler aracılığıyla Avrasya’ya yayıldığı ve Eski Doğu geleneklerinin devamı olarak kutlandığı düşünülmektedir. Çin kaynaklarına göre Hun Türkleri, 21 Mart’ta bahar şenlikleri yapmışlardır. Aynı gelenekler, Hunlardan sonra Uygurlarda da görülmüştür.

Nevruz ile ilgili inanışlardan bazıları ateş ve su kültüne dayanmaktadır. Nevruz günü, “Nevruz ateşi” yakılır ve üzerinden atlanır. Aynı gün sabahın erken vakitlerinde suyun üzerinden atlama geleneği de vardır. Zira Türk kültüründe “ateş”, arıtma, temizleme, aydınlatma, bolluk-bereket; “su” ise arıtma, temizlik, bolluk-bereket, canlılık, dirilik sembolüdür.

Özbekistan Nevruz kutlamaları 2016 (Kaynak:AA)

İslamiyet’ten önce Nevruz’un başlangıcı ile ilgili birtakım inanışlar da ortaya çıkmıştır. Türklerin Ergenekon ‘dan çıkış günü 21 Mart gününe rastlamakta olup, Türk boyları bu günü “kurtuluş bayramı” olarak kutlamaktadır. On iki hayvanlı eski Türk takviminde ise, gece ile gündüzün eşit olduğu 21 Mart günü “yılbaşı” olarak kabul edilmekte, bu günde yeni yıl kutlamaları yapılmaktaydı. Yine, kış mevsiminin sona erip baharın başladığı, tabiatın canlandığı, dirildiği 21 Mart’ta, Türkler bu günü “Bahar Bayramı” olarak kutlanmaktaydılar.

Ahamenidler döneminden beri nevruz, bir kısım vergilerin yıllık toplanma tarihinin başlangıcı sayılmıştır. Geleneğe göre yaratıcı, insanı Nevruz’da yarattığı gibi Koç Burcu’nda toplu olarak bulunan bütün yıldızlara kendi feleklerine (göklerine) gütmelerini ve dönmeğe başlamalarını da buyurmuştur. İran mitolojisine göre Nevruz, biri genel, biri de özel olmak üzere iki güne verilen addır. Genel anlamda, Cemşîd’in bütün dünyayı dolaştıktan sonra, Azerbaycan’da karar kılarak burada yaptırdığı sarayın salonunda tahta oturduğu gün demektir. Ferverdîn ayının ilk gününe rastlayan bu gün bayram olarak ilan edilmiş, sonra da yılbaşı olarak kabul edilmiştir. Özel anlamda ise, Cemşîd’in İran tahtına çıktığı güne denir. Cemşîd, 6 Ferverdîn tarihinde tahta çıkmış ve l. ve 6. Ferverdîn günleri Nevruz bayramı olarak kutlanmıştır.

Kazakistan Nevruz kutlamaları (Kaynak:AA)

İslâmiyetten sonra, Abbasîler devrinde de bayram olarak kutlanan Nevruz, aynı zamanda, Sâsânîlerde olduğu gibi, yeni yıl vergilerinin toplanmasının da başlangıcı idi. Ancak, Nevruz’un hasat mevsiminden çok önce olması bazı güçlüklere sebep olmakta idi. Bu nedenle Halîfe el-Mütevekkil 859′ da Nevruz gününü 17 hazirana aldırmıştı. Ne var ki, bu değişiklik devlet memurlarınca benimsenmedi ve el-Mu’tadıd, Nevruz gününü 11 hazirana almak zorunda kaldı. Büyük Selçuklu veziri Nizâmü’l-mülk ise, Ömer Hayyam’ın (1048-1122) başkanlığında astronomlara hazırlattığı ve Sultan Melikşâh’a ithaf eylediği takvimde Nevruz gününü, eski geleneklere bağlı olarak, Celâlî Takvimi’nin ilk günü olmak üzere tespit ettirdi. Vergi tahsilatını ise, tarım ürünlerinden alınan vergileri hasat mevsimi sonuna, öteki vergileri de yine Nevruz tarihine bağlayarak iki takside ayırdı. Bu sistem, Büyük Selçuklulardan sonra, aynı bölgede kurulan bütün devletlerce de uygulandı.

Nevruz’un bayram olarak kutlanması, gelenek hâlinde devam edegelmiştir. Sâsânîler, Abbasîler, Büyük Selçuklular, Moğollar, Safevîler ve Osmanlılar devirlerinde İran’dan Mısır’a kadar bütün Ön Asya halkları bu günü ve onu izleyen haftayı bayram olarak kutlamışlardır. Yalnız Anadolu ve Rumeli’de bu bayram daha sonra yerini Hıdırellez gününe bırakmıştır.

Güneş’in Koç burcuna geçiş saatinde ise, hükümdarlarının divanhanesinde toplanan ileri gelen devlet memurları ve vezirler armağanlarını sultan veya padişahlara sunarlar, karşılığında da onlardan para veya kaftan gibi hediyeler alırlardı. Bu gün yapılan macun kıvamındaki tatlıya da Nevrûziye denilirdi.

Türk dünyasında, Hunlardan bazen farklı isimlerle günümüze kadar ulaşan tabiatın ve millî uyanışın birleştirilmesi anlamını taşıyan Nevruz şenliklerinin şu isimlerle kutlandığı bilinmektedir: Nevruz, Navruz, Novruz, Sultan-ı Nevruz, Sultan-ı Navrız, Navrez, Nevris, Naorus, Novroz, Navrıs Oyıx, Nevruz Norus, Ulustın Ulu Küni, Ulusun Ulu Günü, Ulu Kün, Ergenekon, Bozkurt, Çağan, Babu Marta, Kürklü Marta, İlkyaz Yortusu, Yeni Gün, Yengi Kün, Yeni Yıl, Mart Dokuzu, Mereke, Meyram, Nartukan, Nartavan, Isıakh Bayramı, Altay Ködürgeni, Bahar Bayramı, Yörük Bayramı, Mevris.

 

Yazar

Yavuz Unat

Peki ben ne yapabilirim?
Bizi okuyor, beğeniyor ve “Peki ben ne yapabilirim?” diye soruyor musunuz? Bağış yaparak bizi destekleyebilirsiniz. Bağışlarınızla faaliyetlerimiz daha sık, daha geniş ve daha etkili olacaktır. TIKLAYINIZ!

Yorum Yap

Kayıt olmadan yorum yapabilirsiniz.




Benzer Yazılar