Yeşilçam’ın Şoför Nebahat’ı Sezer Sezin

Sinemamızın ilk kadın yıldızı, Sezer Sezin... 2017’de aramızdan ayrıldı. Bu ayrılığın ardından tam 4 yıl geçti... Bugün Türk sinemasının bir dönemine damgasını vuran sanatçıyı anacak, hatırasına yolculuk yapacağız...


Sinemamızın ilk kadın yıldızı, Sezer Sezin… 

2017’de aramızdan ayrıldı.20 Temmuz’da başlayan bu ayrılığın ardından tam 4 yıl geçti… Bugün yine 20 Temmuz ve biz de Türk sinemasının bir dönemine damgasını vuran sanatçıyı anacak, hatırasına yolculuk yapacağız… Başlayalım mı? 

Yeşilçam’da “Şoför Nebahat” karakteriyle hafızalara kazınan oyuncu Sezer Sezin, 25 Ekim 1929’da Eyüp’te “Mesrure Sezer” adıyla dünyaya geldi. 

Çok küçük yaşlarda tiyatroya ve sinemaya ilgi duyan sanatçı, ailesinden gizli, filmlerde küçük rollerde oynadı. İlk profesyonel çalışması Atilla Revüsü’ndeki oyunculuğudur. Bu dönemden sonra sinema hayatına giriş yapan oyuncumuz yoğun ısrarlar üzerine “Köroğlu” filminde başrollerden birini canlandırdı. 

1948 yılında “Damga” filminde Asuman karakteriyle Türk sinemasında büyük yankı yaptı. ”Damga” filminin bir hafta salonlarda kalacağını düşündüler ama film tam dört hafta salonlarda gösterildi ve yoğun ilgi gördü. Bir yıl sonra, 1949 yılında Lütfi Akad’ın yönetmenliğini üstlendiği “Vurun Kahpeye” filmindeki başarılı rolü ile Türk sinemasının vazgeçilmez isimlerinden biri oldu. Sinema tarihine adını yazdırdı. 1960 senesinde canlandırdığı Şoför Nebahat filmindeki karakter ile büyük çıkışını devam ettirdi… Artık kendinden söz ettiren oyuncumuz başarısını 1960’lı yıllarda da sürdürdü. 

Sinema serüvenine başlayışını da şöyle anlatıyor. 

“Daha 14 yaşındaydım Atilla Revüsü’nde oynarken. Balkanların en önemli Revüsü diyorlardı. Daha sonra sinema hayatım başladı… Çok küçük olmama rağmen atılgandım, hâlâ da öyleyim. İlk filmim Köroğlu idi, Necip Erses’le. Sinema aşkı çocukluğumdan beri rüyalarımdaydı. Damga, Vurun Kahpeye, Lüküs Hayat derken sinemaya adım attık. O zaman Türk filmleri Taksim Sineması’nda 2 ya da 3 gün oynardı. Damga 4 hafta oynadı. Derken arkasından Vurun Kahpeye beni star yaptı.” 

Birçok sinema sanatçısı ile çalıştı. Bunlardan bazıları Lütfi Akad, Memduh Ün, Atıf Yılmaz, Hüseyin Peyda… Çoğunun ilk filmlerinde Sezer Sezin’in imzası vardı. 

Hiçbir zaman sadece oyuncu olarak kalmamıştır Sezer Sezin. Hürrem Erman’la çalışmaya başladığında ilk yıllarda eser seçimini, kadro kurma işini yapar, senaryoda çalışır. Ardından Duru Film’in prodüktörlüğünü yapar. 

1955 senesinde Türk Film Dostları Derneğinin organize ettiği Türk filmleri Festivali’nde “Kaçak”  ve 1965 senesinde İzmir Film Festivali’nde “Üç Tekerlekli Bisiklet” isimli filmlerindeki oyunculuğu ile En Başarılı Kadın Oyuncu ödülünü alır. 1993 senesinde organize edilen Uluslararası İstanbul Film Festivali’nde Jüri Onur Ödülü ve son olarak 2008 senesinde Uluslararası Bursa İpek Yolu Film Festivali’nde Sinema Onur Ödülü’ne layık görülür.  

“Tahir ile Zühre” ve “Arzu ile Kamber” isimli yapımlarda da rol aldı. 1956 yılında “Türk Eksport Film” adıyla bir film yapım şirketi kurdu. Bu şirket 3 film üretti. Bunlardan 1959 tarihli “Kıbrıs’ın Belası Kızıl EOKA” Türk sinemasının Kıbrıs sorununa değinen ilk filmi oldu.  Ancak Yunanistan ile Türkiye arasındaki politik yumuşama filmin erkenden vizyondan kaldırılmasıyla sonuçlandı. 

“Bana derler ‘Şoför Nebahat’… Asfalt gibi dümdüz ederim adamı.”
Erkek egemen toplumda kendisine yer açan güçlü kadın karakterinin öncüsü olan “Şoför Nebahat”, gerçek yaşamdan hikâyeleştirildi.
Türkiye’nin ilk kadın dolmuş şoförü Hacer Yalçın’ın hikâyesidir. Hacer Hanım,, ailesini geçindirmek için Aksaray- Topkapı arasında dolmuş şoförlüğü yapmaya başlar. Ünü önce İstanbul’da sonra da tüm ülkede yayılır. Öyle ya, otomobil kullanan kadınlara dönülüp dönülüp bakıldığı yıllardır. Toplumun maskülen kadınlara henüz hazır olmadığı bir dönemdir. Bir kadının şoförlük yaparak hayatını kazanmasını içeren hikâye, elbette herkesin ilgisine mazhar oldu. 

Hacer Yalçın’ın hikâyesi oldukça sinematografiktir de. Hikâyenin senaryolaştırılması gecikmedi. Atilla İlhan, Atıf Yılmaz ve Metin Erksan yazdı. Türk sinemasının kült karakterlerinden Şoför Nebahat’ı ilk olarak Sezer Sezin canlandırdı. Şoför Nebahat, 1960’ta Metin Erksan yönetmenliğinde çekildi. 32 yaşındaki Sezer Sezin’e başrollerde Kenan Pars ile Kadir Savun eşlik etti. Film, hayatını kazanmak zorunda kalıp şoförlük yapan ‘Nebahat’ın kendisine musallat olan ‘Gececi Neşet’ ile yaşadıklarını hikâye edindi. 

Filmi seri hâline getiren “Şoför Nebahat ve Kızı”, 1964’te çekildi. İkinci filmde fakir ama gururlu bir insan olan Nebahat, kızının mutluluğu ve geleceği için elinden geleni yapmaktadır. Ne var ki kızı fakirlikten yoksulluktan sıkılıp birçok kötü işler yapmaya kalkışır ve üzücü olaylar yaşanır… Erdoğan Tünaş yazdı, Süreyya Duru yönetti. Sezer Sezin’e başrollerde bu kez Cüneyt Arkın ile Filiz Akın eşlik etti. 

Serinin üçüncü filmi 1965 yapımı “Şoför Nebahat Bizde Kabahat”, izleyiciyle dramdan sıyrılıp komedi unsurlarının baskın olduğu film olarak buluştu. Suavi Sualp’in senaryosunu yazdığı filmi yine Süreyya Duru yönetti. Sezer Sezin’in bu filmdeki rol arkadaşları Münir Özkul, Selma Güneri ve Ali Şen’di. 

Sadece oyunculuğu ile değil rol alacağı filmdeki yönetmen ve kamera arkasına kadar her alanla ilgili düşüncelerini söyleyen değerli sanatçının fikirleri hep önemsenmiştir. Sezer Sezin koskoca bir hayatı sinemaya adadı… 

Tuttuğunu koparan bir yapısı vardı. Oldukça güleç, neşeli ve candandı. Sinema sektöründen uzaklaştıktan sonra ticaret ve moda sektörü ile ilgilendi. 

Ama kuşaklar boyu hep Yeşilçam‘ın Şoför Nebahat‘ı ya da siyah-beyaz yılların “en delikanlı” yıldızı olarak hafızalarda yer etti.  

Seni anmaya, hatıralarını yaşatmaya devam edeceğiz Şoför Nebahat… 

Ruhun şad olsun… 

  

 

 

Yazar

Özge Yıldız

Yorum Yap

Kayıt olmadan yorum yapabilirsiniz.