Ermeni sorunuyla ilgili gerçekler – Cumhuriyet dönemi – MİSAK- Millî Strateji Araştırma Kurulu
MDM- Millî Strateji Araştırma Kurulu
MİSAK logo

_______30.04.2019_______

Ermeni sorunuyla ilgili gerçekler – Cumhuriyet dönemi

Ömer Lütfi Taşçıoğlu

Bu yazı, “Ermeni sorunuyla ilgili gerçekler – Osmanlı dönemi”
başlıklı yazının devamıdır.

Ermeni-PKK işbirliği

Yukarıda verilen bilgiler ışığında 1915 yılında meydana gelen olaylar incelendiğinde 1915 zorunlu göç kararının değil, ama Ermenilerin 1890’lardan başlayarak Osmanlı coğrafyasında bağımsız bir Ermenistan kurmak üzere giriştikleri Türk ve Müslüman katliamının bir soykırım olduğu gerçeği daha iyi anlaşılmaktadır. Ancak Ermenilerin bölgenin nüfus yapısını değiştirerek Ermeni Devleti kurma planı zorunlu göç kararının alınmasıyla suya düşünce Ermeniler yaşadıkları topraklardan çıkartılmış olmanın öcünü soykırım yalanı ile almaya çalışmaktadır. Esasen olay sadece öç almakla da sınırlı değildir. Türkiye Cumhuriyeti topraklarında Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinin 19 ilini içeren önemli bir bölümü Ermenistan Anayasası’nda Batı Ermenistan adı altında Ermenistan toprağı olarak gösterilmektedir. Bu konuda dikkat edilmesi gereken önemli bir husus da aşağıda yer alan haritalar mukayese edildiğinde açıkça görüleceği üzere PKK’nın ve Ermenilerin Türkiye Cumhuriyetinden kopartmak istediği toprakların büyük ölçüde örtüşmesidir. 1987 yılında bölücü terör örgütü PKK ile Ermeniler arasında bir anlaşma yapılmıştır. Söz konusu anlaşmada; Ermenilerin PKK terör örgütü içinde eğitim faaliyetlerinde bulunması, bu kapsamda PKK terör örgütüne her yıl için eğiteceği adam başına 5.000 ABD Doları ödenmesi ve eğitilen Ermenilerin küçük çaplı eylemlere katılması kararlaştırılmıştır. Bu anlaşmadan sonra örgüt içerisinde Ermenilerin sivrilmeleri üzerine, PKK-ASALA ilişkilerinden sorumlu Hermez Samurouyan adlı şahısla birlikte 18 Nisan 1990 tarihinde yapılan toplantıda aşağıdaki kararlar alınmıştır:

  1. PKK ve ASALA terör örgütleri artık ortak yönetilecektir
  2. Türkiye’de güvenlik kuvvetlerine karşı girişilecek eylemlerde istihbaratı Ermeniler sağlayacak ve Türkiye’deki metropol şehirlerde eylemler yapılacaktır
  3. Muhtemel devrimden sonra elde edilen topraklar Ermeniler ile Kürtler arasında eşit olarak bölüşülecektir
  4. Kamp masraflarının %75’i Ermeniler tarafından karşılanacaktır[1].

4 Haziran 1993 tarihinde; Ermeni Hınçak Partisi, ASALA ve PKK terör örgütü mensuplarının katılımıyla Batı Beyrut’ta bulunan PKK terör örgütü merkezinde bir toplantı daha yapılmış ve daha önce alınan kararlar tekrarlanmıştır.

Ermeni-PKK ilişkisiyle ilgili bir başka çarpıcı örnek ise, 6-9 Ocak 1993 tarihlerinde Beyrut’taki iki ayrı kilisede düzenlenen ve Lübnan Ermeni Ortodoks Başpiskoposu, Ermeni Parti yetkilileri ile 150 gencin katıldığı toplantılarda kullanılan şu ifadelerdir:

Şimdilik Türkiye’ye karşı sakin tutum gösterilmelidir. Ermeni toplumu gittikçe büyümekte ve ekonomik yönden güçlenmektedir. Geliştirilen propaganda faaliyetleri sayesinde, bütün dünyada soykırım daha iyi bilinmeye başlanmıştır. Ermenistan devleti kurulmuştur, her geçen gün toprakları genişlemektedir ve atalarının intikamını bir gün mutlaka alacaklardır.     Başta ABD olmak üzere, diğer batılı ülkeler de Karabağ’da sürdürülen savaşta Ermenileri haklı bulmaktadırlar. Bu fırsatı değerlendirmek gerekir. Karabağ’da savaşan Ermeni gençlerine yenileri katılacaktır. Türkiye’de iç savaş devam edecek (PKK terör örgütü ile yapılan mücadele kastedilmektedir), Türk ekonomisi sıfır noktasına gelecek ve vatandaşlar başkaldıracaklardır. Türkiye bölünecek ve bir Kürt devleti kurulacaktır. Ermeniler Kürtlerle olan ilişkilerini iyi bir şekilde yürütmeli ve Kürtlerin mücadelelerini desteklemelidirler. Bugün Türklerin elinde olan topraklar, yarın Ermenilerin olacaktır[2].

Diğer yandan son yıllarda Türkiye topraklarında Kürdistan kurmak isteyen ayrılıkçı unsurlarla Ermeniler arasındaki işbirliğinin de giderek güçlendiği gözlemlenmektedir.  Bu kapsamda BDP ve HDP ile Ermenistan Taşnak Partisi arasında peş peşe toplantılar[3] yapılmakta ve bu toplantılar sonucunda; “Batı Ermenistan ile Kürdistan toprakları konusunda Ermeni–Kürt işbirliği imkânlarının araştırılmasının yanı sıra iki millet arasında diğer işbirliği konularının ele alındığına” [4] ilişkin açıklamalar yapılmaktadır [5] .

Diyarbakır’ın Sur ilçesinde[6] ve Van’ın Edremit ilçesindeki sokak isimlerinin ve yön levhalarının Ermenice/Kürtçe yazdırılmış levhalarla değiştirilmesi[7] Ermenistan ile Azerbaycan arasında Nisan 2016’da meydana gelen 4 gün savaşında PKK’nın Sisliyan adlı Ermeni’yi komutan olarak Azerbaycan ordusuna karşı savaşmak üzere Karabağ’a göndermesi[8], Diyarbakır’ın Sur ilçesinde ölü olarak ele geçirilen PKK’lılardan bir bölümünün Ermenistan ordusunda komando olduklarının ortaya çıkması[9], Ermeni PKK işbirliğini ortaya koyan gelişmeler olarak dikkati çekmektedir.

Söz konusu faaliyetlerin yanı sıra Türk adı ve soyadı taşıyan bazı Ermeni kökenli Türk vatandaşlarının Ermenistan’a davet edilerek Ermenice öğretildikten sonra Türkiye’ye geri gönderilmeleri ve döndükten sonra Türkiye’yi soykırımla suçlayan ve Doğu Anadolu’nun Ermenistan toprağı olduğunu öne süren açıklamalar yapmaları[10] tehlikenin geldiği boyutu gözler önüne sermektedir. Bu gelişmeler Ermeni sorununun etnik bölücülük sorunu ile birlikte Türkiye açısından bir beka sorunu haline geldiğini göstermektedir.

Sonuç

Yukarıdaki tespitler; Birinci Dünya Savaşı sırasında yaşanan Ermeni isyanları ve ardından gelen göç kararından dolayı topraklarını terk etmek zorunda kalan Ermenilerden çok daha fazla sayıda Türk ve Müslümanın Rus istilası ve Ermeni katliamlarından kurtulabilmek için göçebe durumuna düşürüldüğünü ve Ermeniler tarafından Anadolu’da ve Kafkaslarda katledilen Türk ve Müslümanların sayısının 2 milyon kişiye ulaştığını göstermektedir. Ancak Türklerin Ermeni katliamları nedeniyle verdiği can kayıpları ve çektikleri acılar    yeterince vurgulanmamakta ve ölenlerin torunları tarafından da bilinmemektedir.  Diğer yandan 1915’de zorunlu göçten kurtulmak için Müslümanlığı seçen Ermenilerin büyük çoğunluğu vatanına sadık olmakla birlikte bunlardan bir bölümü Türk isim ve soyadının sağladığı gizlenme imkânından da yararlanarak her geçen gün bir takım sahte belge ve iddialar öne sürerek Türkleri Ermenilere soykırım yapmakla suçlamaktadır. Bu konudaki suskunluğumuz iç ve dış kamuoyunda Türklerin suçluluğunu kabul ettiği şeklinde yorumlara neden olmakta, hatta yeni yetişen Türk gençliği Türklerin Ermenilere soykırım uyguladığı yalanına inanmaya başlamaktadır.

Türklerin mağdurken suçlu yerine konularak eleştirilmesi, soykırım yalanıyla köşeye sıkıştırılmaya çalışılması ve Ermenistan’ın PKK ile Türkiye’yi bölme konusunda işbirliği içinde hareket etmesi Ermeni sorununda Türkiye Cumhuriyeti tarafından bugüne kadar uygulanan savunma stratejisinin değiştirilmesini zorunlu hale getirmektedir. Tarih er veya geç bu konudaki hükmünü verecektir. Ancak tarih kendi kendine yazılan bir bilim dalı değildir. Tarihi sahte belgelerle yazanlar kadar gerçekleri yazanların da çaba harcaması gerekmektedir. Bu kapsamda Ermeni katliamları nedeniyle topraklarını terk etmek zorunda kalan Türklerin durumları ile 1. Dünya Harbindeki Türk ve Müslüman kayıplarını ve Ermeni-PKK işbirliğini ortaya çıkaracak araştırma ve çalışmalara ağırlık verilmesi Türk aydınına düşen önemli bir sorumluluk olarak ortaya çıkmaktadır.

[1] Ömer Lütfi Taşcıoğlu, “Türk-Ermeni İlişkilerinde Tarihi, Siyasi ve Hukuki Gerçekler”, Nobel Akademik Yayınları, Ankara, 2015, s. 316; Ermeni Sorunu, İddialar, Gerçekler, PKK_Ermeniİşbirliği, http://www.Ermenisorunu.gen.tr/turkce /teror /pkk.html, Erişim:11.02.2011

[2] Ermeni Sorunu, İddialar, Gerçekler, PKK_Ermeniİşbirliği, http://www.Ermenisorunu.gen.tr/turkce/ teror /pkk.html, Erişim:11.02.2011

[3] ARF Attends Washington Kurdish Conference, The Armenian Weekly, October 29, 2013

[4] BDP, ARF Hold High-Level Meeting in Istanbul, The Armenian Weekly, November 12, 2013

[5] AYF Participates In First BDP Youth Congress In Diyarbakir, The Armenian Weekly, December 2, 2013

[6] Ferit Aslan/Diyarbakır(DHA), “Çok Dilli’ Tabela Sorguda”, 04. 07. 2012

[7] Osman Bekleyen/Van (DHA), “İlçenin İsmi Tabelaya Ermenice Yazıldı”, 24.07.2014

[8] PKK’dan Ermenistan’a Takviye Kuvvet, Güneş, 24.04.2016

[9] Öldürülen PKK’lılar Ermenistan Komandoları Çıktı, Yeniçağ, 10.04.2016

[10] Raffi Bedrosyan, “Project Rebirth: Homecoming of Hidden Armenians”, The Armenian Weekly, August 11, 2015

Peki ben ne yapabilirim?
Bizi okuyor, beğeniyor ve “Peki ben ne yapabilirim?” diye soruyor musunuz? Bağış yaparak bizi destekleyebilirsiniz. Bağışlarınızla faaliyetlerimiz daha sık, daha geniş ve daha etkili olacaktır. TIKLAYINIZ!
       

Yazarın MİSAK'taki yazıları