16.06.2024

Kolay bayraklı gemilere saldırı

10 Eylül 2022 tarihinde Çanakkale Bozcaada açıklarında Uluslararası sularda seyir hâlindeki bir Ro-Ro gemisine Yunanistan Sahil Güvenlik güçlerince taciz ateşi açılmıştır.


* Kolay bayrak: her hangi bir ülke Armatörünün
gemisini kendi ülkesinin bayrağı altında çalıştırmak yerine
kendince daha avantajlı olan başka bir ülkenin
bayrağı altında çalıştırma uygulaması

10 Eylül 2022 tarihinde Çanakkale Bozcaada açıklarında Uluslararası sularda seyir hâlindeki bir Ro-Ro gemisine Yunanistan Sahil Güvenlik güçlerince taciz ateşi açılmıştır. Gemiye bir kurşun isabet etmiştir. Olaya Türk Sahil Güvenlik müdahale etmek üzere iken taciz ateşi açan Yunanistan Sahil Güvenlik unsurları olay yerinden uzaklaşmıştır.

Taciz ateşine maruz kalan gemi, Comoros (Komor Adaları, Madagaskar’ın yanında 850.000 nüfusu bulunan ve halkın çoğunluğu Müslüman olan bir adalar topluluğu) bayraklı Anatolian isimli Ro-Ro gemisidir. 3 Türk, 6 Mısırlı, 4 Somalili ve 5 Azerbaycan uyruklu 18 personeli olan bu gemi, Somali’den yola çıkıp İnebolu Tersanesine gitmekteydi. Gemi ticari faaliyet gösterebilecek sertifika ve izinlere sahip değildi. Gemiye sadece tersaneye bakım için gitmesine izin verilmişti. Otobüsü bozuyorsunuz kamyon yapıyorsunuz. Bunun için yetkili bir kuruluşun tadilat projelerini onaması ve yapılan işlerin uygunluğunu tescil etmesi gerekir. Gemilerin de projesinden yapım aşamalarının her kademesinde kontrol ederek o geminin tekniğine uygun ve dünya standartlarında yapıldığını belgeleyen kuruluşlar vardır. Bunlara Loyd denir. Bizde de Türk Loydu vardır. Geminin klaslanması da denebilir, bundan dolayı da Klas Kuruluşu adı da verilebilir. İşte bu tacize uğrayan geminin tadilat esnasında ve sonrasında Dünyada geçerliliği kabul görmüş bir loyd kuruluşu tarafından klaslanıp klaslanmadığı bilinmemektedir.

Comoros bayraklı olduğu belirtilen bu geminin Comoros tarafından Bayrak Devleti kontrolünün yapılıp yapılmadığı da bilinmemektedir. Ayrıca denize elverişlilik belgesinin bulunduğuna dair de bir bilgi mevcut değildir.
İşin ilginç tarafı tacize uğrayan geminin, 31 mayıs 2010 tarihinde İsrail tarafından saldırıya uğrayan ve bu saldırıda 9 Türk Vatandaşımızın öldüğü Mavi Marmara olmasıdır. Mavi Marmara bir yolcu gemisi iken büyük bir tadilattan geçerek Ro-Ro haline getirilmiştir. Adını da Anatolian olarak değiştirmişler. Sahibi de büyük ihtimalle Türk vatandaşıdır. İHH dan sonraki mülkiyet değişimleri ve nerede tadilat geçirdiği hususunda açıklanmış bir bilgi henüz mevcut değildir.

Bilindiği gibi Mavi Marmara Gemisi, Türkiye Denizcilik İşletmelerine (TDİ) ait 4 yolcu gemisinden birisi idi. Gemi TDİ den İstanbul Büyükşehir Belediyesinin kuruluşu olan İDO’ya geçti. Buradan özel bir firmaya verildi bu firmadan da İHH İnsani Yardım Vakfına aktarıldı. İHH bünyesinde iken Türk Uluslararası Gemi Siciline (TUGS) kayıtlı olan gemi Türk Bayrağını ter ederek Comoros bayrağına geçerek Gazze’ye insani yardım götürürken İsrail’in saldırısına uğramış ve 9 Vatandaşımız bu olayda vefat etmiştir. İsrail bu olaydan sonra 20 milyon ABD doları tazminat ödemiş ve bütün davalar düşürülmüş neticede dosya kapatılmıştır.
1999 Yılında Türk Deniz Ticaret Filosunda , 1000GT ve üzeri Toplam 9,6 milyon DWT luk 448 adet gemi varken bu miktar 2021 yılında toplam 5,4 milyon DWT ve 384 adet gemiye düşmüştür.

2021 Yılında Türk Bayraklı Deniz Ticaret Filomuzun ( 1000GT ve üzeri) 384 gemi toplam 5,4 milyon DWT’a karşı sahibi Türk vatandaşı olan Yabancı Bayrak altında 1108 adet gemi toplam 23,5 milyon DWT bir filo mevcuttur. Toplamda 28,9 milyon DWT olan Deniz Ticaret Filosunun ancak yüzde 19 u Türk Bayrağı altında çalışmaktadır.

Ülkelerin kendi bayrakları ile vatandaşlarının sahip olduğu yabancı bayrak altında olan gemilerin toplamına göre bir sıralama yapılmıştır. Bu tabloda Ülkemiz 28,9 milyon DWT ile 15.ci sırada yer almaktadır. Ülkemiz 2000 yılları başında Türk Bayraklı Deniz Ticaret Filosu olarak 10,2 milyon DWT ile Dünya sıralamasında 17.ci sırada idi. Yani son yirmi yılda Türk Deniz Ticaret Filosu Dünyada 17.ci sırada iken 2021 yılında maalesef 35.ci sıraya gerilemiştir.

Mavi Marmara Türkiye Denizcilik İşletmeleri (TDİ) bünyesinde iken 17 Ağustos 1999 büyük deprem felaketinden sonra Denizcilik Müsteşarlık görevini yürütürken 2000 yılında Hudut Sahiller Genel Müdürü ve ekibi ile Mavi Marmara’nın yüzer hastane yapılması konusunda incelemeler yapılarak bir çalışma başlatılmış idi. Geminin hastaneye çevrilmesi için gerekli tadilatın 20 milyon ABD Doları bir maliyeti çıkmıştı. Sonra göreve gelenlerin bu projeden vazgeçtikleri anlaşılmaktadır.

Dikkat edilirse hem İsrail hem de Yunanistan Türk Bayraklı gemilere saldırı yapmamaktadır. Sahibi Türk Vatandaşı olan ancak başka bir ülkenin(zayıf, küçük ve etkisiz) kolay bayrağı altında faaliyet gösteren gemilere saldırmaktadır. Bu durum Ülkemizin yaptırım gücünü kırmaktadır.

Başka ülkelerin kolay bayrağında çalışan ancak sahibi Türk Vatandaşı veya Türk Firması olan bütün kişi ve kuruluşlara gemilerini Türk Bayrağı altında toplamaları çağrısında bulunuyorum.

Sonuç ve Yapılması gerekenler;

• Bu olay, sahibi Türk Vatandaşı veya Türk şirketi olan ve bugüne kadar saldırıya uğrayan dördüncü vakadır. Bu konunun acele ele alınıp başka ülkelerin kolay bayrağı altında çalışan gemilerin Türk Bayrağı altında çalışmaları için gereken ortam sağlanmalıdır.
• Bu geminin, idari ve teknik büyük eksiklikleriyle yola çıkıp Ülkemize gelmesi ve Yunanistan ile aramızda gerginliğe sebep olmasında bir kastın olup olmadığı araştırılmalıdır.
• Son yıllarda Yunanistan’ın uluslararası hukuku hiçe sayarak 18 adamızı işgal etmesi ve Ege Denizindeki haklarımızı ihlal etmesi durumuna Ülkemizin elindeki yetkileri de kullanarak engel olması gerekir. Bu gibi olaylar bizi bağlamaz düşüncesiyle görmezden gelinir hafife alınmaya devam edilirse, Ege’de daha birçok yeni fiili durumlarla karşılaşılır. Denizcilikte elimizde bulunan imkan ve yetkilerin problemi çözebilecek güçte olduğunu bilmeliyiz.
• Problemin çözümüne ilk önce konuyu bilen, haklarımızı savunan ve sahip çıkan etkili ve de yetkili bir Denizcilik Kurumu tesis edilmekle başlanmalıdır. Denizcilik Bakanlığı olabilir. Müstakil Deniz İşleri Başkanlığı olabilir eğer sistem değişirse Denizcilik Müsteşarlığı olabilir.
• Geminin teknik ve idari yukarıda bahsedilen bütün hususlar dikkate alınarak detaylı bir araştırma ve soruşturma yapılmalıdır.
• Dünyada geçerli bir klas kuruluşuna belgesi olmayan bir gemi ilk gittiği limanda tutulur ve bütün eksiklikleri tamamlanıncaya kadar denize tekrar açılmasına izin verilmez. Burada da gereken müdahalenin yapılmış olduğunu tahmin ediyoruz.
• İdari noksanlıklar tamam olsa dahi teknik sıkıntılar mevcut ise böyle bir geminin boğazlardan geçişine ya izin verilmemeli veya başta romorkör eşliği olmak üzere bazı tedbirler alınmalıdır. Bunların yapıldığını düşünüyoruz.
• Mavi Marmara Gemisinin başına gelenler bir bütün olarak incelenirse, denizcilikte örnek vakaların başında gelebilir.

Yazar

Mustafa Korçak

Peki ben ne yapabilirim?
Bizi okuyor, beğeniyor ve “Peki ben ne yapabilirim?” diye soruyor musunuz? Bağış yaparak bizi destekleyebilirsiniz. Bağışlarınızla faaliyetlerimiz daha sık, daha geniş ve daha etkili olacaktır. TIKLAYINIZ!

Yorum Yap

Kayıt olmadan yorum yapabilirsiniz.




Benzer Yazılar