Karar verme reçetesi

Herkes hayatında bazı kararlar vermek zorunda kalır, mutsuz bir evliliği sorgulamak, iş değişikliği yapmak ya da öğle yemeğinde ne yiyeceğini seçmek gibi...


Herkes hayatında bazı kararlar vermek zorunda kalır, mutsuz bir evliliği sorgulamak, iş değişikliği yapmak ya da öğle yemeğinde ne yiyeceğini seçmek gibi. Tüm insanlar doğru kararı vermek ister ama kaçı bunu başarır? Karar vermek, bir fikrin veya hareketin mümkün diğer seçenek arasından seçilmesiyle sonuçlanan zihinsel bir işlemdir. Karar verenin tercih ve değerlerine göre alternatifleri belirlemesi ve onlar arasından seçim yapması gerekir.

Neye yarar?
Karar vermek; hayatın tekdüzeleşmiş gidişatında pineklemekte olan insanı ani bir sarsıntıyla uyandırır. Karar vermek aynı zamanda bezgin düşüncelerin uzayıp giden düzenli ve gereksiz sırasını bozar. Yine de her karar verme edimi ciddi bir tehlike barındırır çünkü işin en kolay kısmıdır karar vermek. Uygulamaya geçmeyen her karar, insan için yaralayıcı bir hayal kırıklığı yaratır. Sayıları artan uygulanmamış kararlar, tıpkı bir deve kervanı misali uzadıkça insan hayatı daha da çekilmez olur. Bu sebeple kararın en azılı düşmanı korkaklıktır. Korkularından sıyrılıp harekete geçemeyen insan için yapılabilecek hiçbir şey yoktur.

Ne yapmalı?
Doğru karar vermenin yolu, aslında stresi azaltmaktan geçer. İnsan “kararsız” bir canlıdır çünkü gündelik hayatı içinde önemli önemsiz karar vermek zorunda kaldığı binlerce şey bulunur. Bu binlerce şey de gün içinde insanı boğar. Esasen sezgiler çoğunlukla yanıltmaz. Bir karar alırken içinden gelen sesi dinleyen insan, mantık çerçevesinde karar verme fırsatını yakalayabilir. Ayrıca bir karar alırken, alınan kararın kişiyi nasıl hissettireceği de oldukça önemlidir. “Hangi seçeneği seçmeye yakınım? Hangi seçeneği kendimden uzak tutmaya çalışıyorum?” gibi sorular, kişinin kendi davranışlarını ve eğilimlerini tanımasına yardımcı olur. Kişi, onlarca ihtimali bir arada düşünmek yerine, olabildiğince sade bir düşünme süreci geçirerek ya kendine bir yol bulabilir ya da birilerini takip edebilir. Her ne yaparsa yapsın sonunda herkes bir seçim yapmak zorunda kalır.
Peki ya seçimler…

Özgürleşememiş bir köle olarak insanın karar verme konusunda kendini kıstırdığı en çetin kapan, seçim yapamamak ya da yaptığı seçimi uygulayamamaktır. Uygulanmayan karar gibi uygulanmayan seçim de zamanla bir lanete dönüşür.
İnsan ne istediği konusunda kesin olmalıdır. Bu, onu ne istemediği konusunda da netleştirir çünkü belirsizlik tereddüde yol açar ve tereddüt son derece tehlikelidir. Tereddüt bir anlık bile olsa ortaya çıktığında şeytan güçlü, ayartma albenili ve kötülük keskin gözlü olur. Burada tuzak, ayartma ve av ise insan ruhudur.

Sonuç
Yapılamayan ya da istenen sonucu vermeyen her seçim, ardında umutsuzluk ve keyifsizlikten ince bir tortu bırakır. Ulaşılamayan sonlar her zaman can sıkıcıdır. Ve her can sıkıntısı, bir sonraki kararı daha da zorlaştırır. Görünürde basit gibi dursa da aslında ardında sayısız bilinmeyen taşıyan karar soruları, insan hayatının kimi zaman en kolay kimi zaman da en zor seçimlerini oluşturur. Ve her ne olursa olsun insan bir şeyi seçerken diğerlerinde kalır hep aklı…

Yazar

Demet Yener

Yorum Yap

Kayıt olmadan yorum yapabilirsiniz.