ABD kendi silahı ile vuruluyor – MİSAK- Millî Strateji Araştırma Kurulu
MDM- Millî Strateji Araştırma Kurulu
MİSAK logo

_______04.06.2020_______

ABD kendi silahı ile vuruluyor

Dila Nur Polat
ANF Images

Amerika Birleşik Devletleri’ nin Minnesota eyaletinde,  25 Mayıs’ ta, sokak ortasında polis memuru Derek Chauvin’ in en az 7 dakika boyunca “George Floyd” adındaki siyahi bir Amerikalının boynuna diziyle bastırması, Floyd’un yaşamını yitirmesine ve ABD’de ırkçılık tartışmalarının başlamasına sebep olmuştu. Dünya gündemine oturan hadise hakkında ABD Başkanı Donald Trump, “İsteğim üzerine, FBI ve Adalet Bakanlığı, George Floyd’un Minnesota’ daki çok üzücü ve trajik ölümüyle ilgili olarak soruşturma başlattı. Bu soruşturmanın hızlandırılmasını istedim ve yerel kolluk kuvvetlerinin tüm çalışmalarını takdir ediyorum. George’un ailesinin ve arkadaşlarının acısını paylaşıyorum. Adalet yerini bulacak!” şeklinde açıklama yaparak üzüntüsünü dile getirmişti.

Olay, ülkede hızla yayılan protestolara sebebiyet verirken protestolarda Apple gibi dünyaca ünlü iş yerlerinin yanı sıra pek çok dükkân ve iş yeri de yağmalandı, araçlar kundaklandı ve şiddet gösterileri baş gösterdi. Bölgede güvenlik güçlerinin sayısını arttırıp “George Floyd boş yere ölmüş olmayacak. Onun anısına saygı gösterin!” sözleriyle göstericilere uyarıda bulunan Trump, 30 Mayıs’ta yaptığı açıklamada göstericilerin George Floyd ile ilgisi olmayan “Organize Gruplar” olduğunu belirtti. Olayların sorumlusunun “Antifa” olarak bilinen radikal bir sol grup olduğunun altını çizen Trump, ABD’nin Antifa’yı “terör örgütü” olarak kabul edeceğini ilan etti.

Kimdir bu Antifa?

Antifa ya da Anti-faşist hareketi, siyasî hedeflerine “politika reformu” yerine “doğrudan eylem” yoluyla ulaşmayı amaçlayan ve özerk eylemci grupları içeren; solcu, anti-faşist, militan bir politik aktivist harekettir. Aktivistler dijital aktivizm, maddi hasar (yağmacılık) ve faşist, ırkçı veya aşırı sağcı olarak tanımladıkları kişilere taciz gibi çeşitli protesto yöntemlerinde yer alıyorlar. Bu eylemleri gerçekleştirirken protesto ettikleri kişilerin gerçekte ne olduklarından çok, kendilerinin onu nasıl etiketledikleriyle ilgileniyorlar. Üyelerin birçoğu her türlü ırkçılık ve cinsiyetçiliğe ve Donald Trump’ın seçim kampanyasıyla canlandırmaya başladığı milliyetçilik, göçmen karşıtlığı ve Müslüman karşıtlığına da tüm gücüyle tepki gösteriyor.

Fakat isimlerinden de anlaşıldığı üzere Antifa, sol politikaları desteklemekten ziyade aşırı sağcı ideolojilerle mücadele etmek üzerine kurulan bir örgüt. Birçok sol akımın aksine, iktidara geçme gibi geleneksel yöntemlerle güç kazanmak türünde bir amaçları yok. Harekete katılan bireyler, anti-kapitalist görüşlere sahip olma ve anarşizm (özellikle anarko-komünizm), komünizm ve Marksizm, sosyalizm ve sosyal demokrasi gibi bir dizi ideolojiye sahip olma eğiliminde. Hükûmet ve kapitalist sisteme karşı çıkan Antifa’nın hareketleri daha çok anarşizmle bağdaştırılıyor.

2000′ li yılların başından bu yana bir süre gözlerden uzaklaşan hareket, Trump’ın 2016’da başkan seçilmesinden sonra yeniden sokaklarda boy göstermeye başladı.

Geçtiğimiz yıl Trump, grubu terör örgütü olarak tanımlamak için yine benzer bir çağrıda bulundu. ABD’li bir güvenlik analisti verdiği demeçte, Trump’ın grubu bir terör örgütü ilan etme kararının, Antifa’nın merkezî bir liderliği ya da tutarlı bir ideolojisi olmadığı için, uygulanması zor olabileceğini belirtmişti.

Antifa ve YPG-PKK ilişkisi

1930′ larda Nazi karşıtı hareket olarak ortaya çıkan ve 1980′ lerden itibaren ABD’ de de eylemlerine devam eden Antifa Örgütü; şimdilerde sadece ABD’ de etkin bir grup gibi gözükse de Suriye ve Türkiye’ deki terör eylemlerinde de etkin olarak rol alıyor. Belirli bir lideri ya da merkezi olmayan Antifa’ nın zaman zaman çeşitli eyaletlerde toplantı yaptığı biliniyor.

Yıllardır bazı Antifa eylemcilerinin Suriye’de PKK terör örgütünün Suriye temsilcisi YPG’ den askerî eğitim aldıklarına dair haberler, uluslararası basına da yansıyordu. Bunun yanı sıra, Suriye’de çekilen, Antifa’nın kullandığı semboller ve terör örgütü YPG/ PKK paçavralarının yan yana asıldığı fotoğraflar da çoğu kez basına yansımıştı.

2014′ ten bu yana yüzlerce yabancı, Marksist-Leninist, YPG terör örgütüne katılmak için Kuzey Suriye’ ye eğitim almaya gitmişti. YPG, “Batı medyasında IŞİD militanlarıyla savaşan Amerikalı müttefikler” olarak Batı medyasında sürekli methedilirken, grubun görüş farklılıklarına hoşgörü göstermeyen ideolojisi ve terör eylemlerine verdiği destek hakkında pek bir şey söylenmemişti.

Diğer yandan, YPG’nin kadın militanlarının yüceltilmiş görüntülerinin ardında, bir zamanlar Türk devletine karşı onlarca yıl süren silahlı bir kampanya yürüten, terörist grup PKK kadrolarını oluşturan birçok erkek de var.

PKK, sadece Türkiye’de 40.000’den fazla ölümden sorumlu. Askerleri öldürmenin yanı sıra alışveriş merkezlerini bombaladı, politikacıları öldürdü ve grubun radikal görüşlerine uymadığı için Kürtçe konuşan yüzlerce köylüyü de infaz etti. Çeşitli tuzaklarla doğuda görev yapan öğretmenlerin, onlarca bebeğin canına kıydı. PKK farklı isimlerle, Türkiye başta olmak üzere, bazı Avrupa ülkeleri, Suriye, Irak, İran gibi birçok ülkede çeşitli terör faaliyetleriyle binlerce insanın ölümüne yol açtı. Hapisteki lideri Abdullah Öcalan, Marksist-Leninist olmaktan, bir doz anarşizmle “demokratik konfederalist” olarak adlandırılan birine evrildi.

Ancak karanlık PKK-YPG tarihi, örgüte katılan genç Amerikalılar ve Avrupalılar için bir engel ya da endişe kaynağı değildi; çünkü onlara sadece, kötülüğün sembolik bir tezahürü olan sakallı ve acımasız IŞİD militanlarıyla savaşma fikri aşılanmıştı.

YPG’ ye katılan Amerikalılar karma ve ilginç bir gruptan oluşuyordu. Bunlar; solcular, anarşistler, feministler ve ekoloji meraklılarıydı. Bu gönüllülerin birçoğu; herhangi bir engel olmadan Amerika’daki şehirlerden Suriye’ye giden eski denizciler, eski uyuşturucu bağımlıları, dışlanmışlar, adrenalin bağımlıları ya da Suriye savaşlarının içine çekilen gençlerdi. Döndüklerinde neredeyse hiç araştırılmamışlardı. Birçok rapor, aşırı sol aktivistlerin çoğunun, Washington’dan askerî ve malî yardım alan YPG’ nin gerçek ideolojisi ve güdüsünden bile emin olmadığını söylüyor.

Trump’ın, Antifa’nın terör örgütü olarak kabul edileceğini açıklamasının ardından, Birleşik Devletler’ deki muhafazakâr televizyon kanallarında bazı analistler, konu hakkında yorumlarda bulundu. Antifa’ nın Suriye’ de PKK ile doğrudan beraber çalıştığını, PKK’ nın ise ABD tarafından da kabul edilen bir terör örgütü olduğuna vurgu yaptılar.

One America News Network (OANN) adlı haber kanalında da; YPG terör örgütünün, “Antifa Savaşçıları” nı Kuzey Suriye’ de eğittiği deşifre edildi.

Suriye Savaşı, Antifa ve YPG ile ilgili yapılan tartışmada “YPG Enternasyonal” adıyla bir alay büyüklüğünde grup kurulduğu, fakat geriye dönüp bakıldığında alayın orijinal adının YPG Enternasyonal değil, “Uluslararası Antifa Alayı” olduğu belirtildi. Net olmayan bazı bilgilere göre Antifa, Suriye İç Savaşı’na 500 üyesini gönderdi; bazıları öldü, bazılarıysa sağ kalıp geri döndü. “Antifa, bir grup tecrübeli savaşçı ile ne yapmak istiyor? Hareketlerini desteklemek için neden böyle bir şeye ihtiyaçları var?” sorularına cevap arayan analistler, “PKK, Amerikan ve Türk hükûmetleri tarafından terörist olarak kabul edilmiş bir grup. Yani, ABD’ de terör örgütü olarak tanımlanmış bir yapı ile bağları olan bir grupla karşı karşıyayız.” diyerek yüz yüze oldukları tehlikeye vurgu yaptılar. Türkiye’nin bölgede yakaladığı herhangi bir Antifa üyesine dostça yaklaşacağını düşünmediklerini belirten uzmanlar, “Türkler böyle bir durumu pek tolere etmeyeceklerdir.” sözleriyle terör konusunda Türkiye’ ye duydukları güveni de dile getirdiler.

ABD, kendi kazdığı kuyuya düştü

Öte yandan, terörist başı Abdullah Öcalan’ın “manevi oğlum” dediği, ABD’ nin Barış Pınarı Harekâtı’ nın başından bu yana ismini dilinden düşürmediği SDG (Suriye Demokratik Güçleri) yöneticisi, Şahin Cilo kod adlı Mazlum Kobani; Türkiye’nin kırmızı listeyle aradığı, terör örgütü PKK’ nın önde gelen üyelerinden biri. Trump’ ın daha önce telefon görüşmesi yaptığı ve geçtiğimiz günlerde üst düzey ABD askerlerinin, PYD/ YPG’ nin bir numaralı adı Mazlum Kobani’ yi ziyaret edip samimi görüntüler vermeleri de dikkatlerden kaçmıyor.

Uluslararası Halk Koruma Birlikleri olarak da bilinen YPG Enternasyonal’ e gelirsek, YPG’ ye bağlı yabancı gönüllüler tarafından oluşturulan ve bir askeri tugay olan bu grup, ilk olarak 19 Aralık 2016′ da “Antifaşist Enternasyonalist Taburu” ismiyle kurulmuştu. Batılı gönüllü savaşçıların önerileri üzerine oluşturulan bu sıkı eğitimli grup, Suriye İç Savaşı’ nda, ABD’ nin de kimi zaman açıktan, çoğunlukla gizlice destek verdiği Suriye Demokratik Güçleri (SDG), YPJ (Kadın Koruma Birlikleri) ve EÖT (Enternasyonalist Özgürlük Taburu) gibi YPG’ nin diğer terör alt grupları ile birlikte savaşmıştı.

13 Haziran 2017′ de “YPG Enternasyonal” adıyla YPG’ nin bir taburu olduğunu açıklayan grup, tugayın ideolojisinin antifaşizm ve antikapitalizm olduğunu ilan etmişti. Grubun komutanı ise İtalyan gönüllü Karim Marcello Franceschi. Grup, Zeytin Dalı Harekâtı’nda Suriye Demokratik Güçleri (SDG) içerisinde, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve Türkiye destekli Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ile çatışmalara girmişti. Grubun bazı üyeleri, İngiltere ve Türkiye’de “terörle mücadele yasası” kapsamında yargılanarak tutuklandı.

ABD’deki gerginlik son hızla tırmanmaya ve yaşanan olaylar uluslararası camiada da tartışılmaya devam ederken, protestocu gruplar ve Antifa destekçileri ise, sosyal medya paylaşımlarında PKK’ nın elebaşı Abdullah Öcalan’ ı övmeye ve PKK-YPG/ PYD’ nin sözde “özgürlük mücadelesi” adı altında yürüttükleri terör faaliyetlerini desteklemeye devam ediyor. Antifa’ nın Twitter (@antifaintl) üzerinden yaptığı paylaşımlarda ise, ABD’ nin defalarca para ve ağır silah yardımı yaptığı YPG, YPJ gibi terör örgütleriyle iş birliği yaptıkları ve sıkı müttefik oldukları apaçık ortada. Ek olarak, grubun PKK ve PYD üyesi teröristleri andıkları paylaşımlar da bolca mevcut.

IŞİD gibi Orta Doğu kökenli oluşumları terör örgütü olarak tanımasına rağmen, Türkiye’ nin mücadele ettiği terör örgütlerinin başında gelen FETÖ ve PKK’ ya çifte standart uygulayan ABD’ nin, Antifa konusundaki kararı gündemdeki yerini koruyor. Önümüzdeki günlerde ABD’ nin Antifa ve diğer terör örgütleri konusunda bundan sonra nasıl hareket edeceği ise hâlâ merak konusu.

Beyaz-Sarayda-ANTIFA

Kaynakça:

OANN. President Trump to designate Antifa as terrorist organization. Erişim tarihi: 1 Haziran 2020, https://www.oann.com/president-trump-condemns-antifa-radical-left-for-national-unrest/

Twitter. Donald J. Trump (@realdonaldtrump). Erişim tarihi: 1 Haziran 2020, https://twitter.com/realDonaldTrump

TRTWorld. (2020, 1 Haziran). Antifa: Trained by terrorist PKK in Syria, may end up outlawed in the US. Erişim tarihi: 1 Haziran 2020, https://www.trtworld.com/magazine/antifa-trained-by-terrorist-pkk-in-syria-may-end-up-outlawed-in-the-us-36817/amp

BBC. (2020, 1 Haziran). Antifa nedir: Trump’ın ‘terör örgütü’ ilan etmek istediği faşizm karşıtı oluşum. Erişim tarihi: 1 Haziran 2020, https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-40947949

TRT Haber. Trump’ın ABD’deki gösterilerden sorumlu tuttuğu Antifa nedir? Erişim tarihi: 1 Haziran 2020, https://www.trthaber.com/haber/dunya/trumpin-abddeki-gosterilerden-sorumlu-tuttugu-antifa-nedir-488714.html

Kökçü, A. A., Alemdar, A., Mehmet, F., & Mastı, A. (31 Mayıs, 2020). Terör örgütü YPG/PKK’nın işbirlikçisi ANTIFA, ABD’de şiddeti artırıyor. Erişim tarihi: 1 Haziran 2020, https://www.defenceturk.net/teror-orgutu-ypg-pkknin-isbirlikcisi-antifa-abdde-siddeti-artiriyor

Vikipedi. YPG Enternasyonal. (2020, 21 Nisan). Erişim tarihi: 1 Haziran 2020, https://tr.wikipedia.org/wiki/YPG_Enternasyonal

Yekvücut. (2020, 1 Haziran). Antifa – PKK/YPG birlikteliği deşifre oluyor. YouTube. Erişim tarihi: 1 Haziran 2020, https://www.youtube.com/watch?v=WpNjNEUlwHk&feature=youtu.be

 

Peki ben ne yapabilirim?
Bizi okuyor, beğeniyor ve “Peki ben ne yapabilirim?” diye soruyor musunuz? Bağış yaparak bizi destekleyebilirsiniz. Bağışlarınızla faaliyetlerimiz daha sık, daha geniş ve daha etkili olacaktır. TIKLAYINIZ!
       

Yazarın MİSAK'taki yazıları