17.09.2021

Diaspora faaliyetlerinin bir etkisi: Kavramlarımızın sahiplenilmesi

Kongre’ye Türkiye’den katılanlar salon dışındaki kapıda sohbet ederken içeride Yunan sunucu Behçet hastalığına sahip çıkıyordu...Yurt dışında uluslararası kongrelere katılanların kendi değerlerine sahip çıkmaları çok önemlidir.


Avrupa ülkeleri ve Amerika’da, ANCA gibi kuruluşlarımız olmadığı için tüm yurttaşlarımızın ilgi alanlarında Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Türk milletinin değerlerine sahip çıkmaları gerekir.  Bu konuda kendi yaşamımdan iki önemli örnek vermek istiyorum. Fransa’da 1985-1990 yılları arasında görev yaparken tek başıma Yunanların Behçet hastalığına Adamantiades” adını eklemelerine Paris’te yapılan Tıp Kongresi’nde (1988) karşı çıkarak dönemin Sağlık Bakanı olan arkadaşım Bülent Akarcalı’ya durumu iletmiştim. Sayın Akarcalı da İstanbul’da yapılan Romatoloji Kongresi’nde bunu açıklayınca Yunan delegeler salonu terk etmişti.  Eşim Dr. Sena Karluk o dönemde Paris’te göz ihtisası yapıyordu. Kongre’ye katılanlar arasında göz doktoru Prof. Dr. Leyla Atmaca da vardı ama işin takibini OECD’de görevli Planlama Müşaviri olarak ben yapmıştım. Kongre’ye Türkiye’den katılanlar salon dışındaki kapıda sohbet ederken içeride Yunan sunucu Behçet hastalığına sahip çıkıyordu. Bunu hiç unutmuyorum ve tarihe geçmesi için yazıyorum. Yurt dışında uluslararası kongrelere katılanların kendi değerlerine sahip çıkmaları çok önemlidir.

Prof. Dr. Hulusi Behçet

Tüm dünyada “Morbus Behçet” olarak bilinen Behçet hastalığını sahiplenen Almanya’daki Yunan doktorlara Türk meslektaşlarından tepki gelmiştir. Prof. Dr. Hulusi Behçet’in bulduğu hastalığa ısrarla Yunan doktor “Adamantiades“in adını ekleyen Yunan meslektaşlarını eleştiren Türk doktorlar, “Tamamen haksız ve etik olmayan bir durum. Yunanların bu hastalığa isim eklemeye hakları yok. Buna Türk tıp bilim adamları müdahale etmeli.” demişlerdir. [1]

Bir diğer müdahalem “yoğurt” kelimesinin Bulgar kökenli olduğu iddiasında bulunan “Le Petit Larousse”a yanlışlığı açıklayarak düzeltilmesi girişiminde bulunmam ve Meydan Larousse’a bunun düzeltilmesi için mektup yazmamdır. Çünkü o dönemde Fransa’da tüm yoğurt ambalajlarının üzerinde Fransızca “Gout Bulgare” yazıyordu. Yoğurdun tarihi Orta Asya Türklerine kadar gider. Eski Türkçe’de yoğurt kelimesi 8. yüzyıl metinlerinde yer alırken, Kaşgarlı Mahmut tarafından 10. yüzyılda yazılan Dîvân-u Lugâtit-Türk ve Yusuf Has Hacib’in Kutadgu Bilig adlı eserlerinde bugünkü anlamında yoğurt kelimesinin kullanıldığı bilinir.

“Dîvân-u Lugâtit-Türk’te saptadığımız, günümüze ulaşan yiyecek içecek adları ve bu adların günümüzdeki durumları aşağıda Dîvân-u Lugâtit-Türk’teki biçimleri temel alınarak sıralanmıştır. Sözcüğün altında yer alan birinci paragrafta, sözcüğün on birinci yüzyıldaki durumu; ikinci paragrafta ise Türkiye Türkçesindeki (ölçünlü dil ya da ağızlar) durumu gösterilmiştir. Çalışmamızda köşeli parantez “[ ]” içinde verdiğimiz rakamlar, sözcüklerin Dîvân-u Lugâtit-Türk’teki kullanım sıklıklarıdır.

 yogurt [7] ‘yoğurt’ ” [2]

[1]: Atak, A. (2007, July 12). Yunanlar şimdi de Behçet hastalığına sahip çıktı. Hürriyet. https://www.hurriyet.com.tr/dunya/yunanlar-simdi-de-behcet-hastaligina-sahip-cikti-6875382.

[2]: Dîvân-u Lugâtit-Türk’te geçen yiyecek isimleri. Adile Sultan Ev Yemekleri. (n.d.). https://adilesultanevyemekleri.com/blog-post/divanu-lugat-yiyecek-isimleri/.

Yazar

Sadık Rıdvan Karluk

Yorum Yap

Kayıt olmadan yorum yapabilirsiniz.