Yollardaki Deli Dumrullar, etkileri ve sonuçları

Bizler zannediyoruz ki; otoyollar pahalı olduğundan kimse geçmediği için ve beşliler hazine garantili çok güzel para kazanıyor. Doğrudur çok güzel para kazanıyorlar. Fakat gözden kaçanları da görmeliyiz.


Dede Korkut okuyarak, Deli Dumrul dinleyerek büyümüştük ama inanamazdık ne Dumrul’a ne deliye…

Bizim müteahhit beşlisi harika işler yapıyor. Yaptıkları anlaşmalarla tıpkı Deli Dumrul gibi kazanıyor, geçenden beş akçe alıyorlar geçmeyenden on. Bizler normal vatandaşlar olarak hayatımız boyunca bu tür kolay kazançlı işler yapamayız. Haydi bir kere yaptık şans eseri, ikincisi çok çok zor. Yıllarca her işten bu kazançları elde etmek normal vatandaş için mümkün mü?

Şimdi bu yükleniciler de bir telaş var. Bazı işleri devretme telaşındalar sanki. Ne düşündüklerini bilmiyoruz. Ama belki de yabancılara satış yaparlarsa; uluslararası tahkim kapsamında “iktidar değişirse, iktidara yeni gelenler; yabancı işletmeciye bir şey yapamazlar” diye ya da kendi başları ağrımasın diye düşünüyorlardır. Ben hukukçu değilim. Konunun bu bölümünü hukukçulara bırakmak gerek. Ben olaya mühendislik, riskler, sağlık, tasarruflar ve bu devletin vatandaşı olarak bakmak istiyorum. Bir de bütün yük devlet üzerinden vatandaşa aktarılıyorken birilerinin çözüm bulma zorunluluğu var. Çünkü herkes olaya devlet garantili gözüyle bakıyor. Gerçek durum ise; dolaylı olarak ödemelerin “vatandaş garantili” oluşudur.

Şehrimizde devlet tarafından su içme garantili su fabrikası yaptırılsa ve 2 TL olan su fiyatı litre başına 10 TL olsa, günlük de 1.000.000 kişi garantisi olsa kim alır bu suyu? İşte haberlerde göre “Afyon-Kütahya-Uşak illerine hizmet vermek üzere yapılan Zafer Havalimanı için 2020’de 1,2 Milyon (bu rakam bazı haberlerde 1.3 milyon kişi, bazı haberlerde 1.7 milyon kişi) yolcu garantisi verildi. Ancak havalimanını 7 bin 235 yolcu kullandı“ deniliyor. İç hatlarda 2 €, dış hatlarda 10 € ücretle çok çok yüksek yolcu sayısı garanti edilmiş. Zafer havaalanındaki durum tamamıyla yolcu planlama hatası diyelim. Çünkü vatandaş uçağa binerken bilet ücretlerine yansıyan dolaylı ödediği bu fahiş fiyattan habersiz olabilir. Fakat otoyol/köprü/tünellerdeki en büyük problem vatandaşın cebinden anında çıkan anormal yüksek ücretlerdir. Bizler örneğin; 2020 Ekim ayı fiyatlarıyla Ankara Haymana Alın gişesi-Kulu arası otoyol ücreti olarak otomobil sınıfı araçlar için 33 TL ödüyorken, çok daha fazla mesafeye, yine 2020 Ekim ayında, aynı sınıf araçla, devletin işlettiği otoyol geçişinde beşte bir ücret ödeyerek, Adana doğu-Nurdağı 130 km 6,5 TL ödeyerek kullanıyorduk.

Sayın Cumhurbaşkanı çok yoğun. Çevresi çok yoğun. Danışmanları çok yoğun. Onların da yardımcıları, asistanları, özel kalemleri, genel çevreleri çok yoğun. Çok fazla işleri olmasaydı eminim herhangi birisi bir gece yarısı Cumhurbaşkanı’nın onayı ile “otoyol/köprü/tünel garanti anlaşması mevcut haliyle geçerli olmakla birlikte, geçiş ücretlendirilmesi devlet otoyolları ile aynı olacaktır ve anlaşmalarla aradaki fark yine hazine garantisi kapsamında yükleniciye ödenecektir” diye bir KHK ile olayı çözerdi.

Eminim hepimiz o otoyol/köprü/tünelleri müthiş bir yoğunlukla kullanırdık. Şu an devlet yollarını hep birlikte kullandığımız gibi. Değil mi?

Mevcut durum nedir?

Bizler zannediyoruz ki; otoyollar pahalı olduğundan kimse geçmediği için ve beşliler hazine garantili çok güzel para kazanıyor. Doğrudur çok güzel para kazanıyorlar. Fakat gözden kaçanları da görmeliyiz.

Otoyollar yapım ve bakım standardı yüksek yollardır. Peki pahalılığı yüzünden kullanılmayan otoyolların, köprülerin, tünellerin bakım gideri de olmayacağına göre, bakım giderleri azlığı/yokluğu yüzünden söz konusu beşlinin katmerli kazanç elde ettiklerinden   kimse bahsetmiyor. Devlet yolları da çok yoğun kullanıldığı için; kaza riski, sağlık riski, karayolu bakım giderleri fazlalığı devletin kurumlarına, yani doğrudan olarak vatandaşa yüklenmiş oluyor.

Kazalar sonrası haberlerde; örneğin “2 kişi öldü, 5 ağır yaralı, 20 hafif yaralı var” deniyor. Ölenler kazaların büyüklüğü sebebiyle ağır sağlık kaybı sonuçları anlamında. Yaralılar neler yaşıyor, bilmiyoruz. Kimse özel bir durum olmazsa, olay sonrası o yaralılar ile ilgili olarak basından haber alamıyor. Ama devlet bütün ekonomik yükü çekiyor. Bizler vatandaş olarak farkında olmadan onları da ödüyoruz. Çünkü bilindiği üzere devlet gelir kaynağını çok büyük ölçüde vatandaştan sağlıyor.

Sayın Cumhurbaşkanı, sayın yardımcıları, sayın danışmanları, ödeme garantili otoyollar, köprüler, tüneller yukarıda bahsettiğim şekilde bir karar alınarak işletilirse; devletin otoyol olmayan normal yollarındaki trafik yükü azalacaktır.

Duble veya normal karayollarımız da az kullanılacağı için; karayollarımızın bakım giderleri azalacaktır.

Trafik yükü azalacağı için kaza riski de azalacaktır. Sonuç olarak; ölümler azalacak, sakatlıklar azalacak, maddi kayıplar azalacaktır.

Reasürans* şirketlerinin giderleri azalacak, maliyetleri düşecek bu da vatandaşa trafik ve kasko sigorta ücretlerinde düşüş olarak yansıyacaktır.

Devlet yollarının trafik yükü azaldıkça, normal devlet yollarını tercih edenler de daha güvenli, sağlıklı ve hız kurallarına uygun olarak daha hızlı, akıcı trafikte seyahat edebilecektir.

Yüklenicinin de kaybı yok bu yöntemde. Aksine şu an bakım yapmadan işlettikleri tüm otoyollara da bakım yaparak hakkıyla işletmecilik yapmış olacaklar.

Devletimiz de normal yollara yaptığı bakım giderlerinden, sağlık giderlerinden, zaman kayıplarından, ithalata dayalı akaryakıt giderlerinden tasarruf sağlayacaktır. Bu türde özel işletilen otoyol/köprü ve tünellerden yapım amaçlarına uygun sonuçlar elde edecektir. (Daha pek çok dolaylı kayıp vardır sayamadığımız; fren ve debriyaj balata kayıpları, balatalardan ve atık gazlardan kirlenen çevre/atmosfer, dur kalk akaryakıt giderleri vs)

Böyle bir uygulama hayata geçirilirse, devletin vatandaşları adına üstlendiği parasal yük azalmış olacaktır. Vatandaş otoyol/köprü/tünel kullanarak, geçiş garantili yol/köprü/tünellerin neredeyse hiç kullanılmadan oluşan ekonomik yükünün azaltılmasına çok önemli katkı sağlayacaktır. Ayrıca vatandaş olarak bizler bu yöntem uygulanırsa eminim bütün yollarda; trafikte daha güvende olacağız. Dahası pek çok vatandaş körfez otoyolu ve Osman Gazi köprüsüyle tanışacaktır. Vatandaşlarımızın seyahat kalitesi artacaktır.

Dumrullar yaratmış olmanın ötesinde, devlet adına; yönetenler vatandaşın hayat kalitesini arttırmak için yaptığı imalatları ve onların imkanlarını kullandırtmamak için her şeyi yapan değil, çözüm üreten olmak zorundadır.

Hiç kimse vatandaşlarına “ben bu imalatları yaptırdım ama sen normal yolları kullan ve risklerinle yaşa” anlamında sözleşmeler yapmıyordur. Ama her şeyi yönetmeye muktedir tek kişinin her şeyi güzel ve mükemmel sonuçlandırması beklenemez.

Devleti yönetmek için vatandaştan vekalet alanlar; vekalet veren vatandaşlarının lehine çözüm üretmeyi borçludur. Vekil edilenler bir gün seçim ile mutlaka gider, asiller her daim vardır. Bu çözüm sağlanırsa, vatandaşlar bu tür yol/köprü/tünelleri ucuz fiyatla kullanarak hem rahatlık ve güven içerisinde seyahat edecek, hem de kullanmadığı halde para ödeyerek Deli Dumrullara teslim edilmişliğin psikolojisinden kurtulmuş olacaktır.

Sayın Cumhurbaşkanı’nın Birleşmiş Milletlerde ve daha sonra her yerde söylediği “dünya 5 ten büyüktür” ifadesinde olduğu gibi, “Türkiye Cumhuriyeti ve onun aziz vatandaşları beşliden büyüktür.” Devletine karşı ödevlerini yerine getiren her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı bu çözümü hak ediyor.

* Reasürans, daha önce sigorta ettirilmiş riskin belirli bir kısmının veya tamamının sigortacı şirket tarafından yeniden sigorta ettirilmesidir.

Yazar

Yıldırım Üzümcüoğlu

Peki ben ne yapabilirim?
Bizi okuyor, beğeniyor ve “Peki ben ne yapabilirim?” diye soruyor musunuz? Bağış yaparak bizi destekleyebilirsiniz. Bağışlarınızla faaliyetlerimiz daha sık, daha geniş ve daha etkili olacaktır. TIKLAYINIZ!

1 Yorum

Yorum Yap

Kayıt olmadan yorum yapabilirsiniz.