03.08.2021

Türkiye’nin neden bir ANCA’sı yok?

Türkiye Cumhuriyeti’ne ve Türklere Batı dünyasından yöneltilen sözde Ermeni soykırımı  yalanlarına karşı gerçekleri dünya kamuoyuna anlatacak ANCA benzeri bir sivil toplum kuruluşu oluşturulmalı, devlet bu kuruluşa destek vermelidir. 


Türkiye Cumhuriyeti’ne ve Türklere Batı dünyasından yöneltilen sözde Ermeni soykırımı yalanlarına karşı gerçekleri dünya kamuoyuna anlatacak ABD’deki ANCA (Armenian National Committee of America) benzeri bir sivil toplum kuruluşu oluşturulmalı, devlet bu kuruluşa destek olmalıdır. Bunun öncülüğünü TOBB yapabilir. Başkan Rifat Hisarcıklıoğlu bu girişime maddi destek vermelidir. Çünkü, bir günlük yarım sayfa ilanla bu işler olmaz. Aşağıda ilanla ilgili bilgi verilmiştir. İlanda, Osmanlı arşivlerinin incelenmesi yönünde Türkiye’nin bütün ülkelerden uzmanları cesaretlendirdiği belirtilmiş, Erivan’daki Ermenilerin, aynı zamanda Boston’daki Ermeni Devrimci Federasyonu ve Ermeni Cumhuriyeti Delegasyonu’nun Türk ve Ermenilerin ortak geçmişinin tam tespiti için arşivlerini açması gerektiği vurgulanmıştır. 

“Başbakan Erdoğan’ın dün Başkan Bush’u ‘ilişkilere zarar verir’ diye uyardığı ‘Ermeni tasarısıyla ilgili olarak Türkiye’nin Washington Büyükelçiliği de Washington Post’a tam sayfa ilan verdi. İlanda, Kongre üyelerine çağrı yapılırken söz konusu tarihi olaylara açık ve objektif bakış getirilmesi yönünde Türkiye’nin çabalarına destek istendi. ABD Temsilciler Meclisi ve Senato’da bekleyen Ermeni tasarılarına ilişkin ilanın başında Türk ve Amerikan bayraklarının yan yana bulunduğu görüldü. ‘Amerikan Kongre Üyelerine Çağrı’ başlıklı ilanda, söz konusu tasarının, Osmanlı İmparatorluğu’nun son yıllarında ortaya çıkan trajedilerin tek taraflı yorumlanarak empoze edilmesi ve gerçeği arayanlara karşı adaletsizlik anlamına geldiği belirtildi. İlanda, Ermenistan’a 2005 yılında, üçüncü ülkelerden uzmanların da katılımıyla ortak bir tarih komisyonu kurulması, Türk ve Ermeni arşivlerinin açılması ve bulunanların uluslararası toplumla paylaşılması çağrısında bulunan Erdoğan’ın, ‘Böyle bir girişim, tarihin tartışmalı dönemine ışık tutacak ve ülkelerimiz arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesine katkıda bulunma yönünde bir adım olacaktır.’ sözleri hatırlatıldı. İlanda şöyle denildi: ‘Bu, Temsilciler Meclisi ile Senato’da bekleyen 106 sayılı karar tasarılarının tek taraflı bakışını değil, tarihinin tam olarak anlaşılmasına yol açacak açık ve objektif bir çalışmanın başlatılması yönünde Türkiye’nin çabalarına destek vermeleri için kongre üyelerine açık bir başvurudur. Uzlaşmanın sağlanması temel amaçtır ve hem bugünkü hem de gelecek kuşaklara karşı sorumluluğumuzdur. 

ANCA, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki ofisler ve destekçilerden oluşan bir ağ ile dünyanın dört bir yanındaki bağlı kuruluşlarla koordineli çalışmakta, Amerikan Ermeni toplumunun geniş bir yelpazedeki endişelerini aktif bir şekilde gündeme getirmektedir. ANCA bir dizi alanda aktiftir. Aşağıdakiler dahil çok çeşitli siyasi ve eğitici faaliyetlerde bulunmaktadır. ANCA’nın üç ana hedefi şunladır:  

  • Özgür, birleşik ve bağımsız bir Ermenistan’ı desteklemek için kamuoyunu bilinçlendirmek,  
  • Amerikan Ermeni toplumunu ilgilendiren konularda ABD politikasını etkilemek ve yönlendirmek, 
  • Toplum ve seçilmiş görevlileri arasında irtibat görevi görürken, kamu politikası konularında kolektif Ermeni bakış açısını temsil etmek.

ANCA, Ermeni kökenli Amerikalıları ilgilendiren konularda Kongre üyelerini izlemektedir: “Bu bilgileri derliyoruz ve her üyenin profilini okunması kolay bir Rapor Kartı formatında sunuyoruz. 116. Kongre için Kongre notları ve onayları Ekim 2020’de açıklanacaktır.”  

Bunlardan biri de Başkan Yardımcısı olacak Kamala D. Harris’tir. ANCA’nın yakın takibinde olan Harris Başkan Biden gibi sözde Ermeni soykırımı konusunda Türkiye’yi rahatsız edecek söylemlerde bulunmuş biridir. Biden’ın bir şekilde Başkanlık’tan ayrılması durumunda ABD Başkanı olacaktır. Aşağıdaki ifadeler ona aittir:  

Joe Biden seçimlerdeki rakibi Harris’i yardımcı olarak seçmiştir. Harris, ülkenin ilk siyah başkan yardımcısı olmuştur.  Kendisi, 1915 olaylarının Ermeni soykırımı olarak tanınması için çalışan bir siyasetçidir. Geçen yıl senatörler Bob Menendez ve Ted Cruz ile birlikte ABD Senatosu’na 1915 olaylarını soykırım olarak tanınması için önerge vermiştir. Jamaikalı baba ve Hindistan kökenli annenin çocuğu olarak 1964’te Kaliforniya’da doğmuştur. Bir siyahi olarak sözde Ermeni soykırımının tanınması için çalışan ilk siyasetçidir. Sözde Ermeni soykırımı konusundaki hassasiyetini şöyle belirtmiştir: 

Osmanlı İmparatorluğu tarafından 1915’ten 1923’e kadar gerçekleştirilen Ermeni soykırımı, yaklaşık 2 milyon Ermeni’nin zorla tehcir edilmesiyle sonuçlandı ve bunlardan 1,5 milyonu öldürüldü. Tekrarlamamak için geçmiş hakkında her zaman rahatsız edici gerçekleri söylemeliyiz. İnsanlığın en karanlık bölümlerinden biri olan Ermeni soykırımını tanıyarak, nefret etmek için hayatlarını listeleyenleri onurlandırıyoruz ve tehdit edildikleri her yerde insan haklarını savunma taahhüdümüzü yeniden teyit ediyoruz… İnsanlık tarihinin en karanlık zamanlarından biri olan Ermeni soykırımının uygun bir şekilde tanınması için Ermeni toplumunun yanında olacağım.”   

ANCA’nın yakın takibinde olan Kamala D. Harris, Başkan Biden gibi sözde Ermeni soykırımı konusunda Türkiye’yi rahatsız edecek söylemlerde bulunmuş biridir. Biden’ın bir şekilde Başkanlık’tan ayrılması durumunda ABD Başkanı olacaktır. Aşağıdaki ifadeler ona  aittir:  

“04.04.2020: Ermeni Soykırımı’nın başlamasının 105. yılını işaretlerken, 1915- 1923 yılları arasında öldürülen 1,5 milyon Ermeni’yi unutamayız. Tarihinin bu korkunç bölümünü kabul etmek ve asla etmemesini sağlamak hepimizin görevidir. 12.17.1919: 1915- 1923 yılları arasında Ermeni Soykırımı sırasında 1,5 milyon Ermeni öldürüldü. Bunu inkar etmek mümkün değil. Kaybolanları anmak ve tarihimizin bu korkunç bölümünü kabul etmek için Ermeni toplumumuzun yanındayım.” 

Türkiye Cumhuriyeti’ne ve Türklere Batı dünyasından yöneltilen sözde Ermeni soykırımı  yalanlarına karşı gerçekleri dünya kamuoyuna anlatacak ANCA benzeri bir sivil toplum kuruluşu oluşturulmalı, devlet bu kuruluşa destek vermelidir.  Türk toplumunun böyle etkin bir kuruluşu yoktur. Her şey Dışişleri Bakanlığı’ndan beklenmemelidir.  

Paris’te 1985-1990 yıllarında OECD Daimi Temsilciliğimizde 4 Komite’de Türkiye’yi temsil ettim. Ermenistan’da 7 Aralık 1988‘de yıkıcı bir depremle sarsılmış, Ermenistan’ın kuzey bölgesi yerle bir olmuştu.  Deprem haberleri günlerce Fransa’da o dönemdeki France-2 TV’de ilk haber olarak verilmiş, arkasından da sözde Ermeni soykırımı ile ilgili filmler gösterilmiştir. Ertesi günü OECD Çelik Komitesi toplantısında sağımda ve solumda oturan İsviçre ve ABD temsilcileri bana depremi değil, sözde Ermeni soykırımını nasıl yaptınız diye sordular ve gerekli cevabı aldılar ama pek inanmadılar. Çünkü, yoğun bir Ermeni propagandasından etkilenmişlerdi. Ermeni kökenli editör spiker Daniel Bilalian Türkiye’yi  haftalarca soykırım yapmakla suçlamıştır.  

Bilalyan, Ermeni kökenli bir ailenin oğludur. Bir çiftlik işçisi olan babası Krikor Bilalyan, Fransa’ya sığınmış ve eşi Maria Cuvillier  ile   Paris’e yerleşmiştir. Bilalian’dan sonra söz alan ve 1 Ekim 2018 tarihinde vefat eden Ermeni kökenli şarkıcı Charles Aznavour (Shahnour Vaghenag Aznavourian)  uzun süre sözde Ermeni soykırım propagandası yapmış, Türkiye üzerinden Ermenistan’a gidemediğinden şikâyet etmiştir. 

Mississippi eyaleti dışında 49 eyalet sözde soykırımı zaten tanımıştı. Bu durum ABD’nin tavrını bekleyen ülkelerin sözde soykırımı tanımalarına yol açacaktır.  Türkiye’nin “Tanımıyoruz, karar yok hükmündedir” demesi gerekmektedir ve gerçek, dünya kamuoyuna delilleri ile birlikte açıklanmalıdır. İç politikadaki kısır çekişmeler terk edilmelidir.

Yazar

Sadık Rıdvan Karluk

Yorum Yap

Kayıt olmadan yorum yapabilirsiniz.