VARDAR OVASI – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış

DUYURU   • 522’nci Bilgi Şöleni: Türkiye’nin Suriyeli sığınmacılar meselesi   • Ahmet Vefik Alp vefat etti

VARDAR OVASI

VARDAR OVASI “Vardar Ovası” Rumeli türkülerinden biri. Yanık Ömer gibi, Aliş’imin kaşları kara, İzmir’in kavakları, Manastırın ortasında gibi. Atatürk’ün sevdiği türkülerden. Türkü severler bilirler. Bu türkünün sözlerinde “rakı” geçmez. TRT kayıtlarında da  “sıla parası” diye geçer. Bazı sanatçılar türküye rakı katmışlardır o kadar. Dolayısıyla rakıyla Atatürk’ü bir araya getirip bir de bu şekilde bir itibarsızlaştırma […]

19 Ağustos 2013
Osman Erenalp

VARDAR OVASI

“Vardar Ovası” Rumeli türkülerinden biri. Yanık Ömer gibi, Aliş’imin kaşları kara, İzmir’in kavakları, Manastırın ortasında gibi. Atatürk’ün sevdiği türkülerden. Türkü severler bilirler. Bu türkünün sözlerinde “rakı” geçmez. TRT kayıtlarında da  “sıla parası” diye geçer. Bazı sanatçılar türküye rakı katmışlardır o kadar. Dolayısıyla rakıyla Atatürk’ü bir araya getirip bir de bu şekilde bir itibarsızlaştırma gayreti nafiledir.

Türküler adlarını hissiyatına tercüman oldukları milletinden alırlar.  O milletin adı da Türk milletidir. Her yöre gibi Rumeli türkülerinin de kendine özgü özellikleri, güzellikleri mevcuttur. Coğrafyayla birlikte, yakıldığı dönemi, yakanın hissiyatını da yansıtırlar. Kendinden bir şeyler bulan dinler. İstemeyen dinlemez.  Her gürültüyü türkü diye yutmaz Türk Milleti.

Halk denen usta, söze bakar söz mü diye. Bir de yakana bakar adam mı diye. Ona göre karar verir bu hususta. Sonra da kabul görür türkü olur. Ya da kabul görmez gürültü olarak kalır. Kendi çalar kendi dinler sahibi. Akıbeti de benzerleri gibi olur.

Siyasilerimizin, ya da bir başkasının türkü sözlerine müdahale hakları yoktur.  Telkinleri tavsiyeleri de neticeyi değiştirmez. Türkü severler üzerinde de bir etki bırakmaz. Tutmaz. Ters teper.

Bir zaman “Al Fadime’m” türküsü içinde geçen “namazını kıl Fadime’m” bölümüne bazı yorumcu, ya da program yapımcıları sansür uygulamış baypas etmişlerdi o kısmı.

“Uyan uyan sabah oldu. Subaşına gel Fadime’m” şeklinde okumuş ya da okutturmuşlardı TRT de bile.

Yakanın derleyenin hatırasına saygısızlık, türkünün kimyasına ters bir müdahaleydi. O saatte Fadime’yi subaşına göndermek tutmadı tabi.  İçinde “namaz kılmak” geçiyor diye türküye ayar verme girişimi olarak kaldı sadece o kadar.

Aynısını Kerkük türküsü  “Beyaz gül kırmızı gül”  de gördük.  “Yârim giymiş beyaz aziye. Cuma namazından gelir” yerine, “salına salına gelir” denmiş dedirtilmişti. O da uymamıştı. Müdahaleci onu başka türlü getirmeye güç yetirememiştir.   Türkü kahramanı bugün de eğninde “beyaz aziye,  cuma namazından” gelmektedir.

Bölücü örgütün bayraklaştırdığı A.K. adlı protest tavernacı biri de;

“Üç gün dedin, beş gün dedin. Aylar oldu gelmedin

“Geçen Cuma gelecektin. Haftalardır gelmedin”  demişti.

Yorum zorlamaydı.  Cuma gününün mana önemine uymamıştı. Türkü İzzet ALTINMEŞE’nin, yani “intihaldi”. Türkünün kaynak kişisi, ağırbaşlı örnek sanatçısı hesaba katılmamış, rant paylaşması yüzünden taraflar mahkemelik olmuşlardı. Biri yurt dışında dünyasını değiştirdi. Diğerinin adı bile yok. Ama türkü yaşıyor.

Garip dönemden geçiyoruz. Kin düşmanlık aşılıyor diyerek “şehitlik”, “gazilik” gibi kavramlar okul müfredatlarından çıkartılıyor. “Türk lafzı” anayasadan çıkartılmak isteniyor.  Türkü sözleri üzerinde böyle bir operasyon tutar mı?  Sanatçı hangi türküyü ne şekilde söyleyecek, halk ne şekilde dinleyecek. Kafaların kiraya verildiği, her şeyin paket olarak vatandaşın önüne getirildiği bir dönemde böyle bir proje tutar mı tutar. Şaşmamak lazım olursa da. Bir kısım tarafından en azından.

Yasaklı kitaplar listesi, yasaklı yazarlar vardı bir dönem. Hepsi yaşatılıyor bugün.  Şimdi de mahzurlu türküler listesi mi?

Türküler bu milletin vicdanıdırlar. Anayasa değil ki Türk sözcüklerini ayıkladığın gibi içlerinden sözcükleri çıkartabilesin. Böyle bir isteğe rıza gösteren siyasi sanatçı olduğunu tescillemiştir sadece. Türk’ün türkünün sanatçısı çalıp çığıracağına dışarıdan müdahale kabul etmez.  Ederse terki olur türkünün.

İnsanı günaha sokuyor diyerek sözcükler ayıklanacaksa “Vardar Ovası’nda” çakılıp kalmamak lazım. Ne atıflar var türkülerde  “kul hakkına dair”.  Gereği için onlara da kulak verilsin madem..

Türkü dediğin yer adı değil ki kanun çıkartıp değiştiresin sayısal çoğunluğa bakıp.

“Riya” bilmez, “takiyye” bilmezler.

Riya, siyaset bulaştırılmadık değerlerimiz de kalsın.

“Rakıysa” da, “namazsa” da yakıldıkları gibi, asli hüviyetiyle okunsunlar onlar.

Türkü dediğin milletin hafızası.

Bilinsin ki ona dokunan yanar.

Eceli gelen Türk’ün türküsüne sürtünür.

O hafıza sulandırılmamalı.

Daha ne utlar yeşertir onlar. Yeter ki yaşasınlar.  Türkü sevenlere selam,  nerede yaşıyor yaşatılıyorsa.

Son not: Var her işte bir hayır. “Vardar Ovasını”, “Atatürk”ü, kaybettiğimiz “Balkanlar”ı, o fecaati başka da nasıl hatırlayacaktık.

Yorum yapın!

Comment *

Peki ben ne yapabilirim?
Bizi okuyor, beğeniyor ve “Peki ben ne yapabilirim?” diye soruyor musunuz? Bağış yaparak bizi destekleyebilirsiniz. Bağışlarınızla faaliyetlerimiz daha sık, daha geniş ve daha etkili olacaktır. TIKLAYINIZ!

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları